İstanbul İli Ulaşımı
İstanbul'da kampüse gitmek, çoğu zaman şehirle ilk gerçek tanışma anı oluyor — çünkü burada ulaşım bir üniversiteden diğerine kökten farklı işliyor. Şehir tek bir toplu taşıma alışkanlığı sunmuyor; hangi üniversitede okuduğun, sabahları hangi hatta bineceğini de belirliyor.
Raylı sistem, birçok kampüse artık adıyla iniyor olman anlamında dikkat çekici bir kolaylık sağlıyor. Levent'ten M6'ya binip Boğaziçi Üniversitesi/Hisarüstü durağında inmek, sabah rutinini bir cümleye indiriyor: metroya bin, kampüste in. İTÜ Ayazağa Yerleşkesi'nin kendi metro durağı var; Yıldız Teknik'in Davutpaşa tarafı için M1A'da doğrudan Davutpaşa-YTÜ istasyonu, Yıldız tarafı için ise M7'nin Yıldız durağı kampüsün hemen yanına düşüyor. M11 açıldıktan sonra bu listeye İbn Haldun Üniversitesi istasyonu da eklendi. Böyle bir hattın olması gündelik hayatta gerçek bir fark yaratıyor: aktarma hesaplamak yerine "ineceğim durağın adı zaten üniversitemin adı" rahatlığıyla yaşıyorsun.
Ama her kampüs bu şansa sahip değil; bazılarında son adım otobüs ya da metrobüs oluyor. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa'nın Avcılar Yerleşkesi'ne 34BZ metrobüs hattıyla, Avcılar Merkez Üniversite Kampüs durağında inerek ulaşılıyor — yani metrobüs burada neredeyse özel bir servis gibi işliyor. Kadir Has'a gidenler için M2'nin Haliç istasyonundan kısa bir yürüyüş ya da metrobüsün 34G hattıyla Ayvansaray durağı; T5 tramvayının Cibali durağı ise doğrudan ana kapının karşısına düşüyor. Tarihî yarımadada okuyanlar için T1'in Laleli-Üniversite durağı ile M2'nin Vezneciler durağı en çok kullanılan iniş noktaları oluyor.
Marmaray, şehrin iki yakasını birbirine bağlayan omurga niteliğinde; Üsküdar'dan Sirkeci'ye kısa sürede geçmek mümkün, Ayrılık Çeşmesi'nde M4'e, Üsküdar'da M5'e, Yenikapı'da M1/M2'ye aktarma yapılabiliyor. Bu ağın içinde olmak, iki yakada ders ya da staj arasında gidip gelmeyi teoride mümkün kılıyor; ama pratikte bu, gündelik hayatına eklenen ekstra bir aktarma zamanı demek.
Vapur, İstanbul'un diğer şehirlerden ayrılan tarafı — sadece manzara için değil, gerçek bir ulaşım aracı olarak var. Şehir Hatları'nın iskele ağı Beşiktaş, Kadıköy, Karaköy, Eminönü, Üsküdar, Moda, Ortaköy ve Eyüpsultan gibi noktaları birbirine bağlıyor; Kadıköy-Beşiktaş hattında gece de sefer olması, geç saatte bir yakadan diğerine geçmek zorunda kalan öğrenci için gerçek bir seçenek anlamına geliyor. Yine de vapur saatlerine göre planlama yapmak, otobüse binip gitmekten farklı bir alışkanlık istiyor; kaçırdığın vapur bir sonrakini beklemek demek.
Şehir içi trafiğin yoğunluğu, burada okuyan hemen herkesin bir noktada karşılaştığı bir gerçek; bir yerden bir yere gitmek bazı günler beklediğinden uzun sürebiliyor, özellikle kara yoluna bağımlı kaldığın saatlerde. Bu yüzden raylı sistemin kampüsüne ulaşıp ulaşmadığı, İstanbul'da okuyacak birinin günlük zamanını doğrudan etkileyen bir ayrıntı.
Şehir dışına çıkış konusunda İstanbul, iki büyük otogar ve iki havalimanıyla ülkenin geri kalanına kolay bağlanıyor; hafta sonu memlekete gitmek isteyen öğrenci için bu bir sorun yaratmıyor. Şehrin kendi içinde ise yürünebilirlik semtten semte değişiyor — bazı kampüs çevrelerinde her şey yürüme mesafesindeyken, bazılarında toplu taşımaya bağımlı kalıyorsun. Sonuçta İstanbul'da ulaşım tek bir alışkanlık değil, okuduğun üniversiteye göre öğrenilen ayrı bir beceri.
Yükleniyor...
