Bilecik İlinde İlk İzlenimler ve Atmosfer
Bilecik'e ilk gelenlerin çoğu üniversiteyi şehrin göbeğinde bulmayı bekliyor. Oysa Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi'nin ana yerleşkesi Gülümbe mevkiinde, merkezden biraz uzakta. Otobüsle ya da dolmuşla şehre girdiğinde önce sokakları, çarşıyı görüyorsun; kampüse gitmek ayrı bir yolculuk gerektiriyor. Bu, ilk günlerde çoğu kişinin şaşırdığı bir detay: "Üniversite nerede?" sorusu sanıldığından daha sık soruluyor.
Şehir merkezinde gezerken bir başka karışıklık da erken ortaya çıkıyor. Yeni gelenler genelde "türbe" deyince tek bir yer düşünüyor, ama Bilecik'te iki ayrı türbe var. Şeyh Edebali Türbesi merkezde, belediyenin üst tarafında bir tepede. Ertuğrul Gazi Türbesi ise Söğüt'te, şehrin biraz uzağında bir ilçede. İlk haftalarda bu ikisini birbirine karıştırmak kolay; birkaç kez sorup öğrendikten sonra ayrım netleşiyor. Eylülde Söğüt'e gidersen orayı bambaşka bir hâlde bulursun ama bu ayrı bir hikâye.
Bilecik'i internette araştırırken bazıları ilginç bir şeye rastlıyor: şehir bazı forumlarda şaka konusu olmuş, "var mı yok mu belli değil" diye anılmış. Bu bir tür kara mizah aslında, ciddiye alınacak bir eleştiri değil. Şehre gelip birkaç gün geçirince bu şakanın nereden çıktığını anlıyorsun: Bilecik gerçekten kendini fazla ilan etmeyen, sessiz kalan bir yer. Ama bu sessizlik güvensizlik hissi vermiyor; tam tersine şehir ilk bakışta insana tehlikeli veya kaotik gelmiyor. Sokaklar sakin, insanlar meraklı ama rahatsız edici değil.
İlk hafta genelde bir alışma haftası. Nereden dolmuş kalkıyor, market nerede, yurda giden yol hangisi gibi küçük şeyleri çözmek zaman alıyor ama zor değil. Şehir küçük olduğu için yön bulmak da hızlı öğreniliyor; birkaç gün içinde merkezin ana caddesini ezberlemiş oluyorsun. İlk izlenim genelde "küçük ve durgun" oluyor, ama bu izlenim zamanla biraz yumuşuyor. Sakinlik önce boşluk gibi hissettirse de, birkaç hafta sonra bu aynı sakinlik bir tür rahatlığa dönüşüyor.
Bilecik'i bir kelimeyle anlatmak gerekirse, akla önce "sakin" geliyor. Ama bunun yanına genelde "şaşırtıcı" da ekleniyor, çünkü şehir küçük görünse de içinde bir üniversite, tarihî katmanlar ve birbirinden farklı ilçeler barındırıyor. İlk bakışta göze çarpmayan bu çok katmanlılık, biraz zaman geçince kendini gösteriyor.
Yükleniyor...
