Bilecik İlinin İklimi
Bilecik'te hava dört ayrı yönden geliyor gibi hissediliyor. İl, Marmara, İç Anadolu, Ege ve Karadeniz'in kesiştiği bir yerde duruyor, bu yüzden aynı ilin farklı köşeleri farklı kışlar yaşıyor. Merkezde okuyan biri Marmara etkisindeki bir kışı görürken, Bozüyük'teki meslek yüksekokuluna gidenler daha karasal, daha keskin bir soğukla karşılaşıyor. Yani "Bilecik'in iklimi" diye tek bir cümle kurmak zor, hangi ilçede olduğuna göre değişiyor.
Bursa'dan ya da İstanbul'dan gelenler genelde kışın bu kadar sert olmasına hazırlıksız yakalanıyor. "Marmara'dayız, deniz yakın, kış yumuşak geçer" beklentisiyle gelenler ilk kar yağdığında biraz şaşırıyor. Burada deniz yok, kış da öyle ılık geçmiyor. Kar yağışlı gün sayısı belli bir düzeyde ve donlu geceler yılın büyük bölümüne yayılıyor. Ocak ayı gerçekten soğuk geçiyor; sabah kampüse çıkarken kalın mont, bere, eldiven gerekiyor. Yerdeki buzlanma yüzünden özellikle yokuşlu yollarda dikkatli yürümek gerekiyor.
Gökyüzü de yılın uzun bir kısmında kapalı ya da bulutlu kalıyor. Güneşli gün sayısı sınırlı, buna karşılık bulutlu ve kapalı geçen gün sayısı fazla. Bu, şehrin genel havasına bir gri ton veriyor; özellikle kış aylarında güneş görmeden geçen günler oluyor. İlk gelenler bunu biraz kasvetli bulabiliyor, ama zamanla bu hava şehrin doğal ritmine karışıyor.
Yaz tarafı tam tersi bir karakter taşıyor. Yazlar sıcak, kuru ve genelde açık geçiyor. Bu dönemde dışarıda vakit geçirmek, kampüs çevresinde ya da şehrin yeşil alanlarında yürümek daha keyifli oluyor. İlkbahar ve erken sonbahar da benzer şekilde dışarı çıkmak için en rahat dönemler; ne aşırı sıcak ne de o ağır kış soğuğu var.
Sonbaharla birlikte hava hızla değişiyor, bu yüzden dolap tam anlamıyla dört sezona göre kurulmak zorunda. Yazlık kıyafetlerin yanında kalın bir mont, su geçirmez ayakkabı ve birkaç kat giyilebilecek kazak, buradaki bir öğrencinin dolabında eksik olmuyor. Özellikle kar ve donlu günlerin sık olduğu aylarda su geçirmeyen bot tercih edenler işi daha kolay çözüyor.
Yükleniyor...
