Artvin İlinde Öğrenci Olmak
Sabah dersin hangi yerleşkede olduğuna göre günün rotası tamamen değişir. Eğitim Fakültesi'nde okuyorsan gün Merkez Yerleşke'de geçer, Çoruh'un kıyısında, şehrin içinde sayılır. Orman, Mühendislik, İşletme, Turizm veya Spor Bilimleri gibi bölümlerdeysen gidilecek yer Seyitler'dir, merkezden birkaç kilometre uzakta bir yokuşun ucunda. Aynı üniversitede okuyan iki öğrencinin günlük hayatı bu yüzden birbirinden epey farklı işleyebiliyor.
Seyitler tarafında okuyanlar için gün, o yokuşu çıkmakla başlar. Servis veya dolmuşla gidiliyor olsa da, kampüs kendi başına küçük bir dünya gibi. Orman Fakültesi, MYO, işletme ve mühendislik bölümleri aynı alanda toplandığı için farklı bölümlerden insanlarla tanışmak, aynı kantinde oturmak, aynı yolu paylaşmak kolaylaşıyor. Ders arası merkeze inip bir şey almak pratik değil, o yüzden gün boyu kampüste kalmak alışkanlık hâline geliyor.
Merkez Yerleşke'de okuyanlar ise şehirle daha iç içe bir gün yaşıyor. Ders çıkışı yürüyerek merkeze inmek, bir çay içip yurda ya da eve dönmek mümkün. Bu da gündelik hayatı biraz daha hareketli, biraz daha şehirli kılıyor.
Hangi yerleşkede olursan ol, arkadaş edinmek genelde zor değil. Sınıflar ve bölümler küçük olduğu için yüzler çabuk tanıdık gelmeye başlıyor. Aynı yokuşu her gün beraber çıkan, aynı dolmuşu bekleyen insanlarla kurulan tanışıklık, büyük şehirlerin kalabalık kampüslerinde oluşması daha zor olan bir yakınlığa dönüşüyor.
Vakit geçirme alışkanlığı da yerleşkeye göre şekilleniyor. Seyitler'dekiler günün büyük kısmını kampüs içindeki kantin ve ortak alanlarda geçiriyor, çünkü inip çıkmak zaman alıyor. Merkez'dekiler ise ders arası ya da çıkışta şehre inmeyi daha kolay bir seçenek olarak görüyor. İki taraf da kendi ritmini buluyor; sadece o ritim aynı üniversitede bile tek bir şablona uymuyor.
Kampüs hayatı büyük şehirlerdeki kadar geniş bir etkinlik takvimiyle işlemiyor, ama bölüm içi etkinlikler, kulüp faaliyetleri ve fakülte günleri düzenli olarak yapılıyor. Bunlara katılım, sayı azlığı yüzünden daha görünür oluyor; bir etkinliğe gidersen tanıdık yüzlerle karşılaşman kaçınılmaz.
Sıradan bir gün, sabah yokuş ya da kıyı yürüyüşüyle başlar, dersler ve kantin sohbetleriyle ilerler, akşam üstü ya kampüste takılıp ya da merkeze inip biter. Küçük ölçekli bir üniversite hayatı bu; ama tam da o küçüklük yüzünden kimse uzun süre yabancı kalmıyor.
Yükleniyor...
