Artvin İlinde Kültür ve Sanat
Artvin'in kültür hayatı, büyük şehirlerdeki gibi her hafta yeni bir konser ya da sergi takvimiyle işlemiyor. Buradaki kültürel yoğunluk daha çok yılın belli zamanlarına, festivallere ve geleneklere sıkışmış durumda. Bunu hemen fark ediyorsun: sinema veya tiyatro alışkanlığı olan biri için hafta içi seçenek az, ama yılın bazı dönemlerinde şehir birden hareketleniyor.
Bu hareketliliğin en güçlü örneği Kafkasör Kültür, Turizm ve Sanat Festivali. Yüzyıllardan gelen boğa güreşleri festivalin merkezinde. İlk kez izleyenler bunu önce merakla, biraz da tedirginlikle karşılıyor; çünkü akla hemen İspanyol tarzı bir gösteri geliyor. Oysa buradaki gelenek bambaşka bir mantıkla işliyor. Hayvana zarar verilmiyor, iki boğa karşılıklı güç deniyor, biri geri çekilince güreş bitiyor. Festival haftası şehir merkezine inip yaylaya çıkan minibüslerle dolup taşıyor, günün büyük kısmı arkadaş grubuyla birlikte yaylada geçiriliyor. Yılın en canlı sosyal gününü genelde bu festival oluşturuyor.
Festival takviminin bir diğer ayağı Macahel'de. Camili Havzası'nın UNESCO Biyosfer Rezervi olması, buraya sadece doğa değeri değil, kültürel bir ağırlık da katıyor. Macahel'in saf Kafkas arısı ve bal festivali her yıl köy meydanında yapılıyor, çevredeki üniversite öğrencilerinden merak edenler bu festivale gidiyor. Ancak Macahel merkeze uzak ve yol biraz vakit alıyor, bu yüzden gidiş genelde tek seferlik bir gezi hâlinde kalıyor, düzenli bir sosyal alışkanlığa dönüşmüyor.
Doğal mirasın kültürel hayata katkısı Macahel'le sınırlı değil. İlin iki ayrı Karagöl'ü, biri Borçka'da biri Şavşat'ta, hafta sonu kaçamaklarının klasik rotası. Özellikle sonbaharda ormanın renk değiştirdiği dönemde Borçka Karagöl'e gidenlerin sayısı artıyor. Bu geziler bir kültür etkinliği değil ama şehrin sosyal hayatının önemli bir parçası; sinema ya da konser eksikliğini bir ölçüde bu tür doğa çıkışları dolduruyor.
Halk oyunları tarafında Atabarı öne çıkıyor. Atatürk'ün huzurunda oynanmasıyla bilinen bu bar, ilin en bilinen simgelerinden biri. Üniversitenin öğrenci topluluklarında halk oyunları ekipleri genelde bu repertuvarı çalışıyor, kutlama ve tanıtım günlerinde sahneye çıkıyor. Şehirde toplamda çok sayıda halk oyunu türü olduğu söyleniyormuş, bu da kültürel etkinliklerin tamamen boş olmadığını gösteriyor; sadece konser-tiyatro formatında değil, daha çok yerel ve geleneksel formatta yaşıyor.
Büyük şehirden gelen biri için en çok hissedilen eksiklik, düzenli kültürel akış. Sinema, tiyatro, sürekli konser gibi alışkanlıkları olan biri burada bunu bulamıyor. Ama bunun karşılığında, yılın belirli günlerinde yoğunlaşan, daha az sıklıkta ama daha özgün bir kültürel deneyim var. Kafkasör festivali gibi günler, "yılın en hatırlanan günleri" arasına giriyor; sadece izleyici olarak değil, o günün hazırlığına, yolculuğuna, kalabalığına katılan biri olarak.
Yükleniyor...
