Lefkoşa İlinin Demografik Yapısı
Lefkoşa yüzyıllardır bu adanın idari merkezi. Bu, sokakta yürürken hemen fark edeceğin bir şey değil ama şehrin genel havasına sinmiş durumda. Meclis, bakanlıklar, kamu kurumları hep burada toplu. Yani yolda öğrencinin yanında memurunu, iş takibi yapan vatandaşını, farklı ilçelerden gelmiş insanları da görüyorsun. Şehir sadece bir öğrenci şehri değil, aynı zamanda bir yönetim şehri. Bu karışım ona hem hareketli hem oturaklı bir hava kazandırıyor.
Öğrenci varlığı burada yeni bir şey değil. Yakın Doğu Üniversitesi 1988'den, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi 1997'den beri Lefkoşa'da. Yani şehir kırk yıla yakındır öğrencilerle yaşamayı öğrenmiş. Bu, yeni gelen biri için önemli bir fark yaratıyor: öğrenci burada bir tuhaflık değil, şehrin sıradan bir parçası. Ev sahibi, kırtasiyeci, dolmuş şoförü, market sahibi öğrenciyle her gün karşılaşıyor. Bu da işleri kolaylaştırıyor; öğrenciye nasıl davranılacağını bilen bir esnaf kültürü oluşmuş.
Yerel halkın öğrenciye tavrı genelde sıcak ve alışkın olarak anlatılır, ama herkesin aynı deneyimi yaşadığını söylemek zor. Bazı öğrenciler mahalledeki bakkalla, ev sahibiyle zamanla gerçek bir tanışıklık kuruyor; bazıları için bu ilişki daha mesafeli kalıyor. Genel eğilim, öğrencinin şehirde "yabancı" değil "tanıdık bir misafir" gibi karşılanması yönünde.
Şehrin insan yapısı hem yerli hem karma bir görünüm sunuyor. Bir yanda KKTC'nin farklı ilçelerinden Lefkoşa'ya yerleşmiş, uzun yıllardır burada yaşayan aileler var. Diğer yanda üniversiteler yüzünden farklı şehirlerden, farklı ülkelerden gelen genç bir nüfus var. Bu iki katman aynı sokaklarda, aynı kafelerde bir arada yaşıyor. Şehir bu yüzden ne tamamen geleneksel bir taşra havası taşıyor, ne de büyük bir metropolün kozmopolit kalabalığını. Ortası bir yerde duruyor.
Yeni gelen bir öğrenci için bu denge aslında rahatlatıcı. Şehir küçük olduğu için tanıdık yüzler çabuk oluşuyor, aynı kafeye birkaç kez gidince kasiyer seni tanımaya başlıyor. Aynı zamanda farklı yerlerden o kadar çok öğrenci var ki, kendi memleketinden birini bulmak da, tamamen farklı bir şehirden birine arkadaş olmak da zor değil. İlk haftalarda "burada yalnız mıyım" hissi genelde uzun sürmüyor, çünkü etrafındaki insanların çoğu aynı süreçten geçmiş ya da geçiyor.
Yükleniyor...
