Rize İlinde Kültür ve Sanat
Rize'de kültürel hayatın ağırlık merkezi, konser salonları ya da tiyatro sahneleri değil; şehrin kendi coğrafyasında ve tarihinde saklı. Üniversitenin düzenlediği etkinliklerin kapsamı konusunda kesin bir tablo çizmek zor — kampüste zaman zaman hamsi şenlikleri gibi geleneksel temalı organizasyonlardan söz ediliyor, ama bunların büyükşehirlerdeki üniversite kulüp yoğunluğuyla kıyaslanacak bir düzeyde olduğunu söylemek güç. Bu yüzden sosyal-kültürel karşılık üniversitenin kendi programından çok şehrin dokusundan, çevresindeki doğal ve tarihi alanlardan bulunuyor.
Rize Kalesi bunun en somut örneği. Tepede, çay bahçesi olarak işletilen bu kale, ders arası ya da hafta sonu bir çay içip şehri yukarıdan izlemenin adresi haline geliyor — hem ucuz hem sakin bir sosyalleşme biçimi, arkadaşlarla buluşup sohbet etmenin doğal mekânlarından biri. Büyükşehirdeki kafe kültürünün yerini burada bu tür açık hava sahneleri alıyor.
Şehrin kültürel kimliğinin bir parçası da stadyumda yaşanıyor. Çaykur Rizespor'un isim sponsorluğunun doğrudan ÇAYKUR'a ait olması tesadüf değil; takım kentin çay kimliğiyle o kadar iç içe geçmiş ki maç günleri şehirde ortak bir gündem oluşturuyor. Öğrenciler arasında da maça gitmek ya da birlikte izlemek, dönem içinde tekrar eden bir sosyal ritüele dönüşebiliyor.
Doğa tarafında Kaçkar Dağları'nın kuzey yamacına açılan hat — Zilkale, Fırtına Vadisi, Ayder çizgisi — hafta sonu gezilerinin klasik güzergâhı. Arkadaş gruplarıyla bir günlüğüne yaylaya çıkmak, Zilkale'yi görmek ya da Fırtına Vadisi boyunca yürümek, dönem içinde en az birkaç kez tekrarlanan bir alışkanlık; bu geziler burada kültürel etkinlik kadar sosyal bir soluklanma anlamına da geliyor.
Laz ve Hemşin kültürünün izleri de şehirde homojen değil, ilçeden ilçeye değişen bir doku oluşturuyor. Tulumla çalınan horon ve yerel dil pratiği bazı ilçelerde daha belirgin hissedilirken, merkezde bu doku daha karma bir görünüm alıyor. Bunu doğrudan yaşamak isteyen biri için ilçelere yapılan kısa geziler, bu çeşitliliği yakından görmenin en pratik yolu.
Büyük şehirden gelen biri için asıl fark, düzenli konser, tiyatro veya sinema takviminin sınırlı kalması olabilir. Bu boşluk kapanmıyor ama farklı bir şeyle dolduruluyor: kale, vadi, yayla gibi alanlar burada klasik "şehir kültürü"nün yerini alan, kendine has bir sosyal yaşam biçimi sunuyor.
Yükleniyor...
