Ordu İli Hakkında Genel Bilgiler
Ordu, coğrafi olarak tam ortada duran bir il. Melet Irmağı şehrin doğusundan geçip Karadeniz'e dökülürken aynı zamanda Doğu Karadeniz ile Orta Karadeniz bölümlerinin sınırını çiziyor — yani Ordu'da okumak, bölgesel kimlik açısından da bir "ara nokta"da yaşamak demek. Şehir merkezi bu ırmağın deltası üzerine kurulu; arkanda dağlar, önünde deniz klişesi burada da geçerli ama şehrin kendi kimliği bu dikliğin ötesinde bir şeyde saklı: Boztepe Teleferiği. Şehir merkeziyle sırtındaki Boztepe'yi birbirine bağlayan bu hat, sadece turistik bir aktivite değil, Ordu'yu diğer Karadeniz şehirlerinden ayıran görsel imza. Buraya gelen bir öğrenci, şehri tarif ederken er ya da geç bu teleferikten bahsedecek.
Ulaşım tarafında ilin en beklenmedik özelliği havalimanı. Ordu-Giresun Havalimanı, denize dolgu yapılarak inşa edilmiş — Türkiye ve Avrupa'da bu yöntemle yapılan ilk havalimanı. Bu, "Karadeniz'e gitmek zor, ulaşım sıkıntılı" varsayımını baştan çürüten bir ayrıntı; Ordu, memleketten kopukluk hissi vermeyen bir şehir konumunda. Şehrin idari yapısı da netleşmesi gereken bir konu: il merkezinin bağlı olduğu ilçenin adı Ordu değil, Altınordu. Bu ayrım özellikle adres, yurt kaydı ya da resmî işlem gibi konularda kafa karıştırabiliyor; bunu baştan bilmek işini kolaylaştırır. Büyükşehir sınırları ise yalnız merkezle sınırlı değil — Ordu, Aybastı'dan Ünye'ye, Fatsa'dan Mesudiye'ye kadar geniş bir ilçe ağına yayılıyor. Bu genişlik, "Ordu'da okumak" ifadesinin herkes için aynı şehri, aynı hayatı işaret etmeyebileceği anlamına da geliyor.
Coğrafyanın diğer ayırt edici köşesi Perşembe Yaylası. İsminden dolayı Perşembe ilçesinde olduğu düşünülür ama yayla aslında Aybastı ilçesinde; buradaki menderesler bölgeye özgü, alışılmadık bir manzara sunuyor. Bu tür isim-konum karışıklıkları Ordu'da sık — şehri tanımaya başlayan biri için ilk aylarda küçük şaşırtıcı detaylar oluyor.
Ekonominin görünen yüzü fındık. Ordu üretimde öne çıkan illerden biri, ama bu ürün tek başına Ordu'ya ait bir kimlik değil — kıyı Karadeniz'in ortak tarım ürünü. Şehri tanımlarken fındığı öne çıkarmak kolay ama yanıltıcı; asıl ayırt edici olan teleferik, deniz-dolgu havalimanı ve ırmak deltası gibi fiziksel imzalar.
Üniversite tarafında ise Ordu Üniversitesi (ODÜ) nispeten genç bir kurum; 2006'da farklı fakültelerin ve yüksekokulların birleştirilmesiyle oluşturulmuş. Bu, köklü bir üniversite geleneği aramayan ama kendi kimliğini hâlâ şekillendiren bir kurumda okumak demek. Üstelik ODÜ tek bir kampüste toplanmış değil; ana yerleşke şehir merkezinde olsa da bazı bölümler ilçelere dağılmış durumda — yani "Ordu'da üniversite okumak" bazı bölümler için doğrudan şehir merkezinde yaşamak, bazıları için ise farklı bir ilçede hayat kurmak anlamına gelebiliyor.
Bütün bunlar yan yana geldiğinde Ordu, ne büyük şehir kalabalığı ne de ıssız bir sahil kasabası hissi veren, kendine has coğrafi çizgileri olan bir yer. Deniz ve dağ arasında sıkışmış değil, ikisini de aynı anda barındıran; teknolojik bir sürprizle (deniz üstü havalimanı) ulaşım açısından rahatlatan; ama kimliğini hâlâ oturmakta olan bir üniversite ile tanışan bir şehir.
Yükleniyor...
