Mardin İlinde Öğrenci Olmak
Sıradan bir gün genelde erken başlar: yurttan ya da kampüs çevresindeki bir evden çıkıp Yenişehir Yerleşkesi'ne yürüyerek ya da kısa bir ulaşımla gitmek, günlük rutinin omurgasını oluşturur. Kampüs kendi içinde oldukça kendine yeten bir alan — sosyal tesisler, kafeler, konferans salonları, futbol sahası ve hatıra ormanı gibi noktalar var — bu yüzden günün büyük kısmı, dersler bittikten sonra bile, kampüs sınırları içinde geçebiliyor. Arkadaşlarla buluşup kampüs kafesinde oturmak, ders arasında sosyal alanlarda vakit geçirmek günlük ritme oturan bir alışkanlık.
Mardin Artuklu Üniversitesi'nin özellikle Kürt Dili ve Kültürü, Süryani ve Arapça programlarıyla farklı akademik ilgi alanlarından gelen öğrencileri bir araya getirmesi, arkadaşlık kurma sürecine kendine has bir renk katıyor; farklı bölgelerden, farklı dil ve kültür geçmişinden gelen insanlarla aynı sınıfta, aynı kantinde oturmak burada oldukça sık rastlanan bir durum. Üniversitenin uluslararası öğrenci varlığının da belirgin olması, kampüste karşılaşılan çevreyi genişleten bir başka unsur — ilk haftalarda beklediğinden daha karma bir ortamla tanışıyorsun.
Kampüsün şehrin idari-tarihi merkezinden, yani eski Mardin'in yamaç kesiminden belli bir mesafede olması, günlük hayatı iki ayrı ritme bölüyor: gündelik akış — ders, yemek, arkadaş buluşmaları, kütüphane — büyük ölçüde Yenişehir tarafında geçerken, eski şehre inmek daha çok hafta sonu ya da özel bir gün için ayrılan, bilinçli bir tercih hâline geliyor. Bu da zihninde iki farklı Mardin oluşturuyor; biri günlük hayatın geçtiği, diğeri ihtiyaç duyulduğunda ya da canın istediğinde ziyaret edilen bir şehir.
Sosyal hayatın bir kısmı kampüs dışına taştığında, Mardin Bienali gibi etkinlikler doğrudan erişilebilir bir kültürel imkân sunuyor. Şehirde çağdaş sanatla bu ölçekte bir bienalin düzenleniyor olması, dört yıl boyunca en azından birkaç kez kampüs rutininin dışına çıkıp güncel sanatla karşılaşma fırsatı yaratıyor — büyük şehirlerdeki kadar sık ve çeşitli olmasa da, üniversite şehri kimliğine kültürel bir katman ekliyor.
Arkadaşlık kurma süreci nispeten hızlı işliyor; şehrin ölçeği ve kampüs hayatının kendi içine kapalı ama sosyal doğası, insanların birbirini tanımasını kolaylaştırıyor. İlk dönem genellikle aynı bölümden ya da aynı yurttan/evden insanlarla kurulan küçük gruplarla geçiyor, zamanla bu çevre kampüs kafelerinde, ortak derslerde ve zaman zaman eski şehre yapılan gezilerde genişliyor. Mardin'de öğrenci olmak, bu yüzden hem oldukça yerleşik bir kampüs rutini hem de arada bir kendini şehrin tarihi dokusuna bırakma imkânı sunan bir denge üzerine kuruluyor.
Yükleniyor...
