Kütahya İlinde Yaşantı, Gelenek ve Görenekler
Kütahya'da bir üniversite öğrencisinin günü genelde evden ya da yurttan çıkıp kampüse gitmekle başlıyor. Dumlupınar Üniversitesi'nin Evliya Çelebi Yerleşkesi şehrin biraz dışında, geniş bir alana yayılmış; taç kapılı girişi ve kemerli mimarisiyle merkezdeki dar sokaklardan bambaşka bir atmosfer sunuyor. Derslerin arasında vakit geçirmek isteyenler kütüphanenin önünde ya da kampüs içindeki bedesten kısmında buluşuyor, sınav dönemlerinde kütüphane doluyor, boş vakitlerde yüzme havuzuna gidenler oluyor. Kampüs kendi içinde küçük bir yaşam alanı gibi işliyor; bir günü tamamen kampüs sınırları içinde geçirmek pekâlâ mümkün.
Arkadaşlık kurma meselesi şehrin ölçeğiyle doğrudan ilişkili. Kütahya büyük bir şehir değil, bu yüzden aynı bölümden ya da aynı yurttan tanıdığın insanlarla kısa sürede sık sık karşılaşmaya başlıyorsun; birkaç hafta sonra kampüste ya da merkeze inen otobüste tanıdık bir yüz görmek sıradanlaşıyor. İlk aylarda bu küçük şehir hissinin yalnızlığı azalttığı, arkadaş çevresinin nispeten hızlı oluştuğu genelde söylenen bir şey. Üniversitenin uzun yıllardır öğrenci ağırlıyor olması da bunda etkili olabilir; en azından esnafın ve şehrin genel havasının öğrenciye tamamen yabancı olmadığı hissi çoğu kişide oluşuyor.
Kampüs hayatı kulüpler ve öğrenci toplulukları üzerinden de şekilleniyor. Fakülte sayısının fazla olması farklı bölümlerden insanlarla tanışma imkânını artırıyor; özellikle ortak dersler ya da kampüs içi etkinlikler farklı çevrelerden arkadaşlıkların kurulmasına zemin hazırlıyor. Dersler bittiğinde bir kısım öğrenci kampüste kalıp sosyalleşmeyi tercih ederken, bir kısmı şehir merkezine inip vaktini orada geçiriyor. Bu ikisi arasında net bir tercih yok; kimi için sosyal hayatın ağırlığı kampüste, kimi için merkezde şekilleniyor.
Haftanın ritmi ders günleriyle hafta sonu arasında belirgin bir fark gösteriyor. Hafta içi dersler, kütüphane ve kampüs içi küçük buluşmalarla geçerken, hafta sonu şehir merkezine inip arkadaşlarla oturmak, dolaşmak daha öne çıkıyor. Sıradan bir gün fazla yorucu değil; şehrin küçüklüğü bir yandan sosyal çevrenin sınırlı kalabileceği hissini verirken, diğer yandan gündelik hayatı sadeleştiriyor — çok fazla seçenek arasında kaybolmadan, tanıdık bir düzen içinde ilerleyen bir öğrencilik hâli oluşturuyor.
Yükleniyor...
