Çanakkale İlinde Öğrenci Olmak
Çanakkale'de öğrenci olmanın günü büyük ölçüde bir otobüs bekleyişiyle başlar. ÇOMÜ'nün ana yerleşkesi Terzioğlu, kentin biraz dışında, Kepez ile merkez arasında bir tepeye kurulu; ormanlık bir alana gömülü gibi durduğu için kampüse çıkmak insana "şehirden çıkıp okula gidiyorum" hissi verir, ama mesafe gündelik hayatı zorlaştıracak kadar uzun değil. Sabahları Ç-1, Ç-2, Ç-3, Ç-7, Ç-8 gibi hatlarla dolan otobüsler kampüs-kent arasındaki asıl bağı kurar; günün başlangıcı çoğunlukla bu hatlardan birine yetişme çabasıyla geçer, dersler arası boşluklarda merkeze inip çıkmak da yine bu hatlarla mümkün olur. Kampüsün kendi içinde ayrıca ücretsiz bir ring servisi işliyor olması, geniş yerleşke içinde fakülteden fakülteye, kütüphaneden yemekhaneye yürümek yerine bu ringi beklemeyi gündelik bir alışkanlığa dönüştürüyor — özellikle art arda dersleri farklı binalarda olanlar için bu ring, günün ritmini belirleyen küçük ama sabit bir detay.
Herkesin bütün dersleri tepedeki kampüste geçmiyor üstelik; eğitim kökenli bazı birimler kent içindeki Anafartalar Yerleşkesi'nde yer aldığı için bazı bölüm öğrencileri haftanın bir kısmını merkezde, bir kısmını Terzioğlu'nda geçiriyor. Bu da günü tek bir mekâna sıkışmaktan çıkarıp, sabah kampüste ders, öğleden sonra merkezde başka bir ders ya da kütüphane çalışması gibi bir hareketliliğe dönüştürüyor. Aynı otobüs hatlarını gün içinde birkaç kez kullanmak, zamanla kampüs ile şehir arasındaki mesafeyi neredeyse fark edilmez hale getiriyor; birkaç ay sonra hangi saatte hangi hattın daha boş geçtiğini, ring servisinin ne zaman geldiğini ezbere biliyorsun.
Arkadaşlık kurma tarafında paylaşılan gözlem şu: buraya gelenlerin büyük kısmı başka şehirlerden geldiği için ilk haftalarda herkes benzer bir yabancılık hissiyle başlıyor, bu da tanışmayı hızlandıran bir ortak zemin oluşturuyor gibi görünüyor. Aynı otobüsü bekleyen, aynı ringi kaçıran, aynı fakülte koridorunda dolaşan insanlarla kurulan tanışıklıklar zamanla arkadaşlık çevresinin temelini oluşturuyor. Kampüsün büyük ve çok fakülteli bir yapı olması, farklı bölümlerden insanlarla ortak alanlarda — yemekhanede, kampüs içi kafelerde, ring duraklarında — karşılaşmayı da kolaylaştırıyor.
Günün geri kalanı büyük ölçüde bu kampüs-merkez gidiş gelişinin etrafında şekilleniyor: dersler biter bitmez merkeze inip vakit geçirmek isteyenler otobüse atlıyor, kampüste kalıp kütüphanede çalışmayı ya da yerleşke içindeki sosyal alanlarda oturmayı tercih edenler de oluyor. Hangi tercih yapılırsa yapılsın, Çanakkale'de öğrenci olmanın günlük dokusu bu iki nokta — tepedeki kampüs ve aşağıdaki şehir — arasında kurulan, otobüsle örülü bir gidiş geliş üzerine oturuyor.
Yükleniyor...
