Bitlis İlinde Üniversite Okunur mu?
Bitlis'i tercih etmek, aslında bir soruya verdiğin cevap: dört yılını, büyük şehrin gürültüsünden uzak, küçük ve kendi içine kapalı bir yerde geçirmeye hazır mısın?
Bu şehir, her şeyin hızlı ve kolay olmasını bekleyene fazla vaat etmiyor. Sosyal hayatın seçenek çeşitliliğini büyük şehirlerle kıyaslarsan hayal kırıklığına uğrarsın. Ama tam tersini isteyen biri için, yani sakin bir ortamda derslerine odaklanmak isteyen, kalabalıktan yorulan biri için Bitlis rahatlatıcı bir tempo sunuyor.
Kampüsün kendisi de bunun bir parçası. Rahva'daki ana yerleşke şehir merkezinden ayrı, kendi düzlüğünde kurulu. Bu, şehrin gürültüsünden bağımsız bir kampüs hayatı demek. Üstelik burada dersliklerin bir kısmı, yüzyıllar önce kervanlara sığınak olmuş El-Aman Kervansarayı'nda. Kütüphanesinde çalışıp sinema salonunda film izlediğin bina, bir zamanlar kar fırtınasından kaçan tüccarları barındırmış. Bu tür bir iç içelik her üniversitede yaşanmaz; tarihle günlük hayatın bu kadar yakın durduğu bir kampüs, Bitlis'e has bir deneyim sunuyor.
Akademik tarafta üniversitenin turizm alanında aldığı ihtisas kimliği dikkat çekici. Bölgenin tarihî ve doğal zenginliği düşünülünce, bu alanda okuyan biri için hem teorik hem de sahada öğrenilecek çok şey var demek. Mühendislik ve sağlık bilimleri gibi bölümler de mevcut; ama büyük şehirlerdeki gibi geniş bir sektörel çeşitlilik ya da staj ağı burada aranmamalı. Buradaki eğitim daha çok kendi başına, disiplinli çalışmayı gerektiren bir yapıya sahip.
Şehrin küçüklüğü, "herkesin birbirini tanıdığı" bir ortam yaratıyor. Yeni gelen biri için bu iki türlü sonuç doğurabilir: bir yandan çabuk kaynaşma ve tanıdıklık hissi, öte yandan mahremiyetin ve anonimliğin azlığı. Kalabalıkta kaybolmayı seven, şehrin bir köşesinde tanınmadan dolaşmak isteyen biri burada kendini sıkışmış hissedebilir. Ama küçük bir çevrede güven duygusunu önemseyen, tanıdık yüzler arasında yaşamak isteyen biri için bu aynı özellik bir avantaja dönüşüyor.
Bitlis'in en güçlü yanı, günlük hayatı zorlaştırmadan kendine has bir kültürel doku sunması. Taş dokulu tarihî mekânlar, üniversitenin kendine özgü mekân kullanımı, bölgenin coğrafi zenginliği burada geçirilen dört yılı sıradan bir üniversite deneyiminden ayırıyor. En önemli sınırlılığı ise büyük şehir imkânlarının, geniş sosyal çevrenin ve çeşitli kariyer fırsatlarının burada aranmaması gerektiği.
Sonuç olarak Bitlis, sakinliği bir eksiklik değil bir tercih olarak görebilen, kendi kendine vakit geçirmeyi öğrenmeye açık, doğayla ve tarihle iç içe bir kampüs hayatını değerli bulan öğrenciye iyi gelir. Şehrin sunduklarından fazlasını, yoğun bir sosyal hayat ya da geniş bir kariyer ağı bekleyen biri için burası zorlayıcı olabilir.
Yükleniyor...
