Bitlis İlinin Demografik Yapısı
Bitlis küçük bir il, bu yüzden şehir yeni gelen birini fazla oyalamıyor. Merkezde herkes birbirini bir şekilde tanıyor gibi bir hava var. Esnaf, seni görünce nereli olduğunu sormaktan çekinmiyor; bu soru ilk günlerde biraz garip gelse de aslında ilgi biçiminin bir parçası. Şehir, dışarıdan gelen insana yabancı bakan bir yer değil. Üniversite buraya yerleştiğinden beri farklı illerden öğrenci görmek artık gündelik manzaranın bir parçası.
Yerel nüfusun büyük kısmı köklü ailelerden oluşuyor, geleneksel bağlar güçlü. Bu da sokak hayatının daha ağırbaşlı ve düzenli işlediği anlamına geliyor. Gece geç saatte kalabalık bir gençlik hareketliliği beklemek yerine, gündüz saatlerinde daha canlı, akşamüstü sakinleşen bir ritim buluyorsun kendini. Yerel halkın yaşam tarzı muhafazakâr bir çizgide; bu, kıyafetten günlük davranışa kadar bazı konularda biraz daha dikkatli olmayı gerektirebiliyor. Büyük şehirlerin kalabalık ve isimsiz sosyal ortamına alışmış biri için bu fark ilk başta göze çarpıyor.
İlin nüfus yapısında Kürt ve Zaza kimliği baskın, konuşulan dil çoğunlukla Kürtçe ağırlıklı; ama şehir merkezinde ve üniversite çevresinde Türkçe her zaman rahatça iletişim kurulabilecek bir dil. Farklı bir bölgeden geldiysen günlük işlerini yürütmekte dil yüzünden bir sıkıntı yaşamıyorsun; esnafla, ev sahibiyle, kampüs görevlileriyle konuşmak sorun çıkarmıyor. Zamanla bazı öğrenciler birkaç Kürtçe kelimeyi de öğreniyor, bu da mahalle esnafıyla ilişkiyi biraz daha sıcak bir noktaya taşıyor.
Öğrenci nüfusunun şehir içindeki görünürlüğü orta düzeyde. Merkezdeki tek ana caddede bir noktadan sonra herkes tanıdık yüz oluyor; kalabalık bir metropolün öğrencisi olmanın verdiği anonimlik burada yok. Bu durum kimine rahatlık, kimine ise "herkes beni tanıyor" hissiyle bir tür gözetlenmişlik duygusu verebiliyor. Genel eğilim, ilk aylarda yabancılık hissinin hızlıca erimesi yönünde; şehir küçük olduğu için tanışıklık da hızlı kuruluyor.
Kadın öğrenciler açısından şehrin sosyal dokusu daha muhafazakâr kaldığından, giyim ve gündelik davranış konusunda çevreye uyum sağlamak genelde daha rahat bir deneyim sunuyor. Bu, kısıtlayıcı bir baskı değil, çoğunlukla kendiliğinden oluşan bir sosyal norm; farklı şehirlerden gelen kız öğrenciler zamanla bu dengeyi doğal bir şekilde öğreniyor.
Sonuçta Bitlis, öğrenciye kayıtsız kalan değil, onu fark eden ve genelde iyi niyetle yaklaşan bir yerel halka sahip. Kalabalığın içinde kaybolmak isteyenler için değil ama tanınmayı, selamlaşmayı, küçük ölçekli bir topluluğun parçası olmayı sıkıcı bulmayanlar için uyum süreci oldukça hızlı işliyor.
Yükleniyor...
