Iğdır İlinin İklimi
Iğdır'a gelmeden önce çoğu öğrencinin kafasında hazır bir senaryo oluyor: Doğu Anadolu'ya gidiyorum, demek ki kalın mont, kar, aylarca süren soğuk. İlk yazını burada geçiren biri bu beklentinin ne kadar yanıldığını hemen anlıyor, çünkü Iğdır'ı asıl şaşırtan mevsim kış değil yaz. Şehir çevresini saran yüksek dağların ortasında, çukurda kalan bir ova üzerinde kurulu; bu konum kışı yumuşatırken yazı ciddi şekilde sıcak yapıyor. Temmuz-ağustosta derse ya da kütüphaneye erken saatte gitmek gerçek bir tercih hâline geliyor, öğleye doğru dışarıda uzun süre kalmak yorucu oluyor. Yaz için ince, terletmeyen kıyafetler ve güneşten korunma burada gerçekten işe yarıyor; "doğuda serinlik olur" diye hazırlanıp bu sıcakla karşılaşanlar ilk şaşkınlığı burada yaşıyor.
Kış da geliyor ama Kars'ta ya da bölgenin diğer yerlerinde alışılan sert, aylarca süren kar kışından farklı bir kış bu; soğuk oluyor ama şehir aynı şiddetle donmuyor, kalın kaban gerekiyor fakat kar altında kalmış bir kampüs görüntüsü Iğdır'ın günlük gerçeği değil. Buna karşılık kışın havanın ağırlaştığı, özellikle akşamüstü ovanın üzerine bir pus çökmüş gibi hissedildiği günler oluyor; bunu bazıları hissediyor, bazıları pek fark etmiyor — burada kesin bir şey söylemek zor, ama havanın bazı günler ağır geldiğini söyleyenler oluyor.
Yağış burada gerçekten az; yıl boyunca yağmurlu, kapalı geçen uzun dönemler beklemiyorsun, gökyüzü çoğu gün açık. Bu hem şemsiye taşıma derdini azaltıyor hem de ovanın kurak karakterini gündelik hayatta hissettiriyor: toz, kuru toprak kokusu, yeşilliğin ancak sulanan yerlerde canlı kalması gibi ayrıntılar zamanla fark ediliyor. Bahar ise burada erken geliyor; ovanın alçak ve mikroklimalı yapısı sayesinde çevredeki yüksek kesimlere göre hava daha çabuk ısınıyor, bu yüzden kampüs çevresinde ilkbahar havasını daha erken yakalamak mümkün oluyor.
Dışarıda vakit geçirmek için en keyifli dönem ilkbaharın ortasıyla yazın henüz aşırı kızışmadığı ilk haftaları; o aralıkta hava ne dondurucu ne bunaltıcı oluyor, akşamüstü kampüsten çıkıp yürüyerek merkeze inmek rahat geçiyor. Yazın en sıcak günlerinde ise şehir dışına, Tuzluca tarafındaki tuz mağaralarına gitmek öğrenciler arasında bir tür serinlik kaçamağına dönüşüyor; yıl boyu aynı sabit serin sıcaklıkta kalan mağara ortamı, dışarıdaki yakıcı sıcağın tam tersini sunduğu için özellikle yaz aylarında ilgi görüyor. Genel olarak Iğdır'ın iklimi kampüse ulaşımı ciddi anlamda zorlaştırmıyor; kar kapanması ya da uzun süreli olumsuz hava koşulları burada alışılmış bir gündem değil, asıl uyum süreci yazın sıcağına ve kuraklığına alışmakla ilgili oluyor.
Yükleniyor...
