Gazimağusa İlinin İklimi
Gazimağusa'ya gelenleri asıl şaşırtan şey yazın uzunluğu ve sıcağın yoğunluğu oluyor. Ders yılı Eylül'de başladığında hava hâlâ tam yaz gibi, kampüse gidip gelirken terlemeden bir yerden bir yere geçmek zor; ilk haftalarda bunu hesaba katmayanlar biraz zorlanıyor. Ekim, kasım gibi aylarda sıcaklık yavaş yavaş düşüyor ama gündüzleri hâlâ tişörtle dolaşılabiliyor, gerçek "kışlık" ihtiyaç kısa bir dönemle sınırlı kalıyor. Yanına kalın mont getirmene pek gerek yok; birkaç hırka, ince mont ve yağmurluk genelde yetiyor. Yağış çoğunlukla kısa süreli ve aralıklı, sürekli yağmurlu günler geçirme durumu az.
Deniz kenarında olmanın etkisi rüzgârda hissediliyor — özellikle akşamları esen rüzgâr havayı gündüzden daha serin ve nemli hale getirebiliyor, bu yüzden akşam dışarı çıkarken yanına ince bir şey almak alışkanlık haline geliyor. Nem oranı bazı günlerde sıcaklığı hissedilenden daha ağır kılabiliyor, bu da özellikle öğleden sonra ders çıkışlarında yorgunluk hissini artırabiliyor.
Kampüse yürüyerek ya da kısa mesafeyle gidenler için asıl zorlu dönem yaz aylarının en sıcak kısmı; o dönemde günün erken saatlerinde dışarı çıkmak, öğlen saatlerini kapalı mekânlarda geçirmek gibi küçük alışkanlıklar gelişiyor. Kış ayları ise genelde ders programını ya da gündelik hareketi ciddi şekilde bozmuyor; yağmur olduğunda bile kısa süreli olduğu için gün içinde toparlanabiliyor.
Dışarıda vakit geçirmek için en keyifli dönem ilkbahar ve sonbahar — ne aşırı sıcak ne soğuk, akşamları dışarıda oturmak, kampüs çevresinde yürümek bu aylarda daha rahat oluyor. Yazın ortasında dışarıda uzun süre kalmak yerine akşam saatlerine kayan bir sosyal hayat düzeni oluşuyor; bu da günün ritmini biraz geceye doğru kaydırıyor.
Yükleniyor...
