Batman İlinde İlk İzlenimler ve Atmosfer
Batman'a ilk geldiğinde kafanda muhtemelen surlu, dar sokaklı, taşı toprağı tarih kokan bir Güneydoğu şehri resmi vardır — otobüsten indiğin an bu resim yerini başka bir şeye bırakır. Karşında gördüğün, eskiliğiyle övünen değil, hızla kurulmuş, düz ve planlı bir şehir dokusudur. Sonradan öğrenirsin ki bu tesadüf değil: burası yüz yıl önce küçük bir köyken petrolle birden büyümüş, Türkiye'nin en genç illerinden biri olmuş. İlk bakışta seni şaşırtan asıl şey, beklediğin kadim havanın yerini bu "sonradan olma" enerjisine bırakmış olması.
Şehir merkezine adım attığında ikinci bir şaşkınlık seni bekler, ama bu sefer gülümseyerek: Batman adını duyduğunda kafanda oluşan o kaçınılmaz çağrışım — evet, orada da var, hem de ciddiye alınmış bir anekdot olarak. Yıllar önce belediye, adını "izinsiz kullandığı" gerekçesiyle bir Hollywood yapımcısına dava açmaya kalkışmış, bu dünya basınında haber olmuş; şehir bu tuhaflığı utanmadan, hatta bir parça keyifle taşıyor. İlk günlerde birinin sana bunu anlatırken gülümsemesi, buranın kendi garipliğiyle barışık bir yer olduğunu hissettiriyor.
Hasankeyf konusunda da zihnindeki bilgiyi güncellemen gerekecek. Belki "baraj yüzünden sular altında kaldı, artık gidilecek bir şey kalmadı" diye duymuşsundur; oysa yakın zamanda yeniden ziyarete açılan ören yeri, göl üzerindeki tekne turları ve taşınan tarihî eserleriyle orası hâlâ gidilen, görülen bir yer. İlk haftalarında biri sana "hafta sonu Hasankeyf'e gidelim" dediğinde, o cümlenin sandığından çok daha gerçek bir teklif olduğunu anlarsın.
Şehrin genel havası ne tedirginlik verir ne de büyük şehirlerin o boğucu kalabalığını taşır; sokaklar sakin, insanların yürüyüşü aceleci değil. İlk hafta içinde etrafı çözmek zor gelmiyor, çünkü şehir kendini karmaşık göstermeyecek kadar okunaklı bir yapıya sahip. Zamanla, ilk bakışta "eksik" ya da "yeni" gibi görünen bu doku, aslında şehrin kendi karakteri olduğunu fark ettiriyor sana — buranın atmosferini tek kelimeyle anlatman gerekse, muhtemelen "beklenmedik" derdin.
Yükleniyor...
