Amasya İlinde Öğrenci Olmak
Amasya'da öğrenci olmanın ilk sürprizi genelde şu olur: üniversite tek bir kampüste toplanmış değil, şehrin dört ayrı yakasına yayılmış durumda. Milli Hakimiyet Yerleşkesi'nde rektörlük, Eğitim Fakültesi ve merkezi kütüphane var; Yeşilırmak Yerleşkesi'nde Teknoloji, Mimarlık, İlahiyat fakülteleri, meslek yüksekokulları, spor salonu ve yarı olimpik havuz bulunuyor; Sabuncuoğlu Şerefeddin Yerleşkesi'nde Tıp Fakültesi'nin morfoloji binası yer alıyor, bir de İpekköy tarafı var. Bu yüzden "sıradan bir gün nasıl geçer" sorusunun cevabı biraz da hangi fakültede okuduğuna bağlı — Eğitim Fakültesi'nde okuyan biriyle Mimarlık'ta okuyan birinin günü aynı çevrede geçmiyor, ders arası merkeze inmek ya da bir arkadaşınla buluşmak herkes için aynı kolaylıkta olmuyor. Bu dağınıklık ilk başta biraz kafa karıştırıcı gelse de, bir dönem içinde kendi yerleşkenin ritmine alışıyorsun ve hangi gün hangi yerleşkeye gideceğini bilerek planlama yapmayı öğreniyorsun.
Şehrin küçük ölçeği burada da kendini gösteriyor: aynı bölümdeki, hatta bazen farklı bölümlerdeki insanları kısa sürede tanımaya başlıyorsun, çünkü herkesin uğradığı yerler ortak — aynı kafeler, aynı yurt çıkışları, aynı merkez sokakları. Bu da arkadaşlık kurmayı büyük şehirlere göre daha hızlı hale getiriyor; kalabalığın içinde kaybolma hissi az, birkaç hafta içinde tanıdık yüzlerle karşılaşmaya başlıyorsun. Kampüs kulüpleri ve öğrenci toplulukları var, ama Amasya'daki sosyal hayat çoğunlukla kampüs içiyle sınırlı kalmıyor; ders sonrası merkeze inip bir kafede oturmak ya da arkadaşlarla yürüyüşe çıkmak gündelik hayatın doğal bir parçası.
Bir yandan da şunu bilerek yaşıyorsun: Amasya, genç nüfusun büyük bir kısmının eğitim ya da iş için başka şehirlere gittiği, nüfusu giderek yaşlanan bir il. Bu, öğrenci arkadaşlıklarının üzerine hafif bir gölge gibi düşüyor — burada kurduğun çevrenin büyük kısmının mezuniyetle birlikte dağılacağını, herkesin farklı bir şehre gideceğini baştan biraz sezerek ilerliyorsun. Bu, dört yılı daha "geçici ama yoğun" bir dönem gibi yaşamana neden oluyor; kurulan arkadaşlıklar sahici oluyor ama uzun vadeli bir şehir hayatı kurma beklentisiyle değil, bu dönemi birlikte geçirme bilinciyle şekilleniyor. Yine de bu durum kampüs içindeki günlük ilişkileri genelde zayıflatmıyor; tam tersine, küçük ve tanıdık bir çevrede geçirilen dört yılın kendine has bir sıkı dokusu oluyor.
Yükleniyor...
