Amasya İlinde İlk İzlenimler ve Atmosfer
İlk defa Amasya'ya gelenlerin çoğu, şehre otobüsle ya da araçla girerken benzer bir şey yaşar: yol bir anda dar bir vadiye düşer, iki yanda kayalıklar yükselmeye başlar ve şehir aniden, hiç haber vermeden ortaya çıkar. Büyükşehirlerden gelenler için bu giriş alışılmadık gelir — çünkü şehir uzaktan yavaş yavaş büyüyerek değil, vadinin içine sıkışmış hâliyle birden karşına çıkıyor. Kayalığın üstünde oyulmuş mezarların, altında sıralı eski evlerin, aralarında akan nehrin aynı kareye girdiğini fark etmek genellikle ilk günün en çok konuşulan anı olur; bir süre "bu gerçek mi, dekor mu" gibi bir şaşkınlıkla bakılır.
Bu ilk görüntüden sonra şehrin fiziksel formu da kendini hemen hissettirir. Amasya, geniş bir ovaya yayılmış bir yer değil; iki kayalığın arasına sıkışmış, uzun ve ince bir şerit gibi uzanıyor. Bu yüzden yeni gelenler kısa sürede şehri "nereye gitsem karşıma bir yükselti çıkıyor" diye tanımlamaya başlar. Merkezde yürürken bile başını çevirdiğinde bir kayalıkla göz göze gelmek sıradan bir hâl olur; ilk haftalarda bu tuhaf gelse de sonrasında şehrin doğal manzarası gibi kabullenilir.
Havaya dair beklenti ise çoğu zaman beklenmedik bir şekilde kırılır. "Karadeniz'e gidiyorum" diyerek gelenlerin bir kısmı yağmurlu, nemli bir hava tahmin eder; oysa özellikle yaz aylarında karşılaştıkları kuru ve sıcak bir hava olur. Bu fark ilk haftalarda küçük bir şaşkınlık yaratır — yağmurluk hazırlayıp da hiç kullanmayan, ya da nemli havaya göre giyinip terleyen öğrenciler duyulur. Zamanla bu durum bir avantaj gibi görülmeye başlanır; havanın açık ve kuru geçtiği günlerde dışarıda vakit geçirmek daha rahat hissettirir.
İlk haftalarda uyum genellikle zor geçmez; şehir küçük olduğu için birkaç gün içinde nereye gidileceği, hangi yolun nereye çıktığı öğrenilir ve bu da çabuk bir güven hissi oluşturur. Zamanla ilk bakışta "kartpostal gibi" görünen o vadi manzarası, gündelik hayatın bir parçası olur — artık dikkatle bakılan bir şey değil, ders çıkışı yürürken yanından geçilen, alışılmış bir arka plandır. Amasya'yı ilk haftalarda en çok tarif eden kelime muhtemelen "beklenmedik" olur; hem manzarası hem de havasıyla, önceden akılda kurulan tabloyu değiştiren bir şehir.
Yükleniyor...
