Sivas İlinde Yeme-İçme
Sivas'a gelenlerin çoğu için ilk şaşırtıcı şey, şehrin yemek kültürünün beklenenden çok daha zengin ve kendine özgü olması oluyor. Buraya "İç Anadolu'nun sade bir ili" gözüyle gelenler, kısa sürede burada gerçekten kendine has bir mutfağın yaşadığını fark ediyor — ve bu, dışarıda yemek yemeyi günlük hayatın sıradan bir parçası hâline getiriyor.
Listenin başında hiç tartışmasız Sivas köftesi geliyor. Baharatsız, sadece et ve tuzla hazırlanan bu köfte, ilk denendiğinde seni şaşırtıyor; alışılmış köfte tadından farklı, daha yalın bir lezzet sunuyor. Kahvaltıya gelince Sivas katmeri devreye giriyor — tatlı değil, tuzlu bir hamur işi olduğu için "katmer" adından tatlı bir şey bekleyenler ilk seferde biraz afallıyor, ama sonrasında kahvaltı sofrasının vazgeçilmezlerinden biri oluyor. Bunların yanında hingel denen yöresel bir mantı çeşidi de şehrin gündelik mutfağında sık anılan lezzetler arasında.
Bir de madımak var — burada dikkat edilmesi gereken bir ayrım bu aslında. Sivas mutfağında madımak, bir ot yemeğinin adı; şehrin yakın tarihindeki acı bir olayla aynı ismi taşıması dışında birbiriyle ilgisi yok. Bu ismi duyunca genelde önce tereddüt ediyorsun, ama yerel biri kısa sürede bu ikisinin tamamen farklı şeyler olduğunu açıklıyor.
Sivas ili, merkezin dışına taştıkça daha da genişleyen bir lezzet coğrafyasına sahip — Divriği pilavından Ulaş'ın etli pidesine ve yaprak dönerine, Gemerek'in gilaburusundan Koyulhisar domatesine kadar birçok ürün resmi olarak tescilli. Kangal ilçesinin adı da burada et kültürüyle geçiyor; Kangal koyunu eti bu bölgenin tanınan ürünlerinden biri. Ama bunların çoğu merkezde her gün karşılaşılan şeyler değil, daha çok ilçelere özgü lezzetler olarak biliniyor; merkezde yaşayan biri için bunlarla tanışmak genelde bir gezi ya da özel bir vesileyle oluyor.
Bunun yanında pastırma, tulum peyniri ya da döner gibi sofrada sık görülen lezzetler Sivas'a özgü değil, bölgenin genel mirasından geliyor; burada da yeniyor ama başka şehirlerle paylaşılan bir kültürün parçası olarak düşünmek daha doğru.
Kahvaltı kültürünün güçlü olduğu, sabah erken saatlerde esnafın kahvaltıya oturduğu bir yer olduğu söyleniyor; bu, şehrin genel ritmine dair anlatılan bir izlenim ve herkesin günlük hayatında aynı şekilde karşılığını bulmayabiliyor. Merkeze inince dışarıda yemek seçenekleri günün büyük bölümünde rahatlıkla bulunabiliyor; geç saatlerde ihtiyaç karşılamak şehrin küçük ölçeği düşünüldüğünde büyük şehirlerdeki kadar çeşitli olmasa da imkânsız değil. Genel olarak Sivas'ta yemek, turistik bir deneyimden çok gündelik hayatın doğal bir parçası — sade ama karakterli bir mutfakla karşılaşıyorsun.
Yükleniyor...
