Şırnak İlinde İlk İzlenimler ve Atmosfer
Şırnak'a ilk gelişin genelde havaalanından başlıyor, ama o an bile beklenenden farklı bir şey öğretiyor: uçaktan inince kendini hâlâ şehirde sanırsın, oysa değilsin. Havalimanı aslında Cizre tarafında, merkeze epey bir yol var ve bu mesafeyi ilk kez kat eden biri "e ben nereye gidiyorum şimdi" hissiyle bir süre yolda kalıyor. Bazı gezi siteleri bu mesafeyi çok yakınmış gibi yazsa da gerçek öyle değil; ilk seferde bunu öğrenmek biraz kafa karıştırıcı olabiliyor, ama bir kere anlaşıldıktan sonra hafızaya kazınan bir bilgi bu — sonraki her gelişte, gidişte buna göre plan yapılıyor.
O yoldaki hava da kendi başına bir sürpriz oluyor. Cizre tarafı özellikle yaz aylarında insanı gerçekten çarpan bir sıcaklıkla karşılıyor; terden sırılsıklam, "bu şehre nasıl gelinir" diye düşündüren bir ilk temas oluyor bu. Ama yol merkeze yaklaştıkça hava da değişiyor, dağların arasına girdikçe serinliyorsun ve merkeze vardığında az önce geçtiğin o kavurucu havayı unutuyorsun neredeyse. Bu farkı fark edince biraz şaşırıyorsun — "Şırnak'ta hava nasıl" sorusunun tek bir cevabı olmadığını ilk günden öğreniyorsun. Sonraki dönemlerde biri sana Şırnak'ın sıcak mı serin mi olduğunu sorduğunda, önce "neresini soruyorsun" diye sormak gerektiğini anlıyorsun.
Merkeze ulaşıp ilk adımları attığında karşına çıkan manzara da beklenenden farklı oluyor genelde. Kafandaki "sınır şehri" imgesi ile gördüğün yer arasında bir fark var; sokaklar, binalar taze görünüyor, eski bir doku aramaya çalışırsan bulamıyorsun. Bu ilk bakışta biraz soğuk ya da karaktersiz hissettirebiliyor, ama zamanla buranın kendine has bir sadeliği olduğunu fark ediyorsun — süslü değil ama gösterişten uzak, kendi hâlinde bir yer.
İlk hafta genellikle bu tür küçük şaşırmalarla geçiyor: mesafeleri, sıcaklığı, şehrin görünüşünü yeniden ayarlamakla. Ama insanların tavrı bu süreci kolaylaştırıyor; ilk günlerde soru sorduğun herkes yardımcı olmaya çalışıyor, bu da güven veren bir his bırakıyor arkasında. İlk izlenim biraz "beklediğimden farklı" oluyor ama olumsuz bir farklılık değil bu — daha çok "önceden bildiğimi düşündüğüm bir yeri sıfırdan tanımam gerekiyor" hissi. Ve genelde birkaç hafta içinde bu ilk şaşkınlığın yerini alışkanlık alıyor.
Şırnak'ı ilk hafta içinde bir kelimeyle özetlemek istersen, akla gelen kelime "sakin" oluyor — ama bu sakinliğin içinde, yolun üstünde yaşanan o küçük tezatlar da saklı: uzak bir havalimanı, değişen bir hava, alışılmadık bir görüntü. Hepsi birlikte, buraya gelen herkesin kendince yeniden çözdüğü bir ilk-tanışma hikâyesi oluşturuyor.
Yükleniyor...
