Şırnak İlinin Ekonomisi ve Bu İlde Çalışma Koşulları
Şırnak'ta öğrenci olarak geçim meselesine baktığında karşına çıkan tablo, küçük ve orta ölçekli bir kentin tipik ekonomisi: esnaflık, küçük ticaret, kamu istihdamı ve kısmen hayvancılık üzerine kurulu bir yapı. Bu, günlük hayatın büyükşehirlerdeki gibi sonsuz seçenekli bir tüketim düzeni sunmadığı, ama temel ihtiyaçların — market, kırtasiye, berber, kafe — merkezde ve kampüs çevresinde rahatça karşılanabildiği anlamına geliyor. Şehrin ölçeği küçük olduğu için harcama alışkanlıkları da kendiliğinden sadeleşiyor; büyük alışveriş merkezi veya çok katmanlı bir hizmet sektörü aramak yerine, gündelik ihtiyaçları birkaç sokakta çözen bir düzene alışıyorsun.
Yarı zamanlı iş konusunda büyük iddialarda bulunmamak gerekir; şehrin ölçeği düşünüldüğünde kafe, market veya kırtasiye gibi yerlerde ara sıra iş bulan öğrenciler olabiliyor, ama bunun büyükşehirlerdeki gibi yaygın ve kolay ulaşılabilir bir seçenek olduğunu söylemek doğru olmaz. Bu konuda beklenti düşük tutulmalı; bütçeyi büyük ölçüde aileden gelen destekle ya da burs-kredi düzeniyle planlamak daha gerçekçi bir yaklaşım.
Staj ve kariyer bağlantıları açısından ilin kendine has bir yönü var: Gabar Dağı'ndaki petrol keşfi Türkiye ölçeğinde bir ekonomik olay olarak anılıyor ve bu, Şırnak Üniversitesi'nin maden, elektrik-elektronik ve enerji sistemleri mühendisliği gibi bölümlerinde okuyanlar için doğal bir staj-network zemini oluşturuyor. Buna ek olarak Silopi'deki asfaltitle çalışan termik santral, bölgedeki enerji sektörünün somut ve tekil bir örneği; mühendislik öğrencisi için "burada, yakınımda böyle bir tesis var" demek, teoriyi saha ile eşleştirme fırsatı anlamına geliyor. Habur'un Irak'a açılan sınır ticareti ve lojistik hacmi de İİBF çevresindeki iktisat, işletme ve kamu yönetimi öğrencileri için gümrük, lojistik ve dış ticaret alanlarında staj ya da en azından bölgeyi tanıma fırsatı sunan bir zemin.
Mezuniyet sonrası fırsatlara gelince, resmî açıklamalar Gabar'daki petrol yatırımlarının bölgeye istihdam getirdiğini ve ilin göç veren bir yapıdan tersine göç alan bir profile geçmeye başladığını anlatıyor; ama bu anlatının sahada, özellikle bir üniversite mezunu için ne kadar somut karşılığı olduğunu burada kesin biçimde ölçmek zor, bu yüzden temkinli okumak gerekir. Mühendislik ve maden alanındaki bölümler için bölgesel enerji sektörünün varlığı bir avantaj olarak görülebilir; ilahiyat, ziraat gibi bölümlerde ise kariyer çizgisi daha çok kamu sınavları ve atama süreçleri üzerinden şekilleniyor. Şunu da eklemek gerekir: petrol ve enerji yatırımları büyük ölçüde dağlık sahalarda yürüyor, kent merkezinin gündelik ekonomisi ise hâlâ mütevazı bir esnaflık üzerine kurulu — yani şehirde yaşarken bu büyük yatırımların görünür bir parçası olmak yerine, onun dolaylı yansımalarıyla (istihdam haberleri, bölgeye gelen yatırımcı hareketliliği gibi) karşılaşman daha olası.
Yükleniyor...
