Kahramanmaraş İlinin İklimi
Kahramanmaraş'ın konumu iklimi de belirliyor: şehir üç bölgenin birbirine en çok yaklaştığı noktada kurulu, bu yüzden ne tam Akdeniz'in yumuşak havasını ne de iç kesimlerin sert karasal iklimini yaşıyorsun — ikisinin karışımı bir hava seni karşılıyor. Yazın buraya ilk gelenler bunu genelde hafife alıyor; ama Ağustos'ta öğlen dışarı çıkmak gerçekten meşakkatli hale geliyor. Sabah erken kampüse gitmek ya da akşamüstü merkeze inmek bu yüzden tercih edilen saatler oluyor, günün ortası dışarıda uzun süre kalınacak bir zaman dilimi değil.
Kışın tablo tersine dönüyor ama burada dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı var: şehir merkeziyle KSÜ'nün kuzeydeki ilçe yerleşkeleri (Afşin, Göksun gibi) aynı kışı yaşamıyor. Merkezde kış soğuk olsa da idare edilir cinsten geçerken, kuzeye doğru çıkıldıkça hava belirgin şekilde sertleşiyor. Yani hangi yerleşkede okuyacağın, kışın günlük hayatını ne kadar zorlaştıracağını doğrudan etkiliyor — merkezdeki bir öğrenciyle kuzey ilçedeki bir öğrencinin kışı aynı değil.
Şehrin kuzeyinde yükselen Ahır Dağı bu farkın günlük hayatta en çok göze çarpan işareti. Kışın zirvesi kar tutuyor ve merkezden bakıldığında bembeyaz bir duvar gibi duruyor; sabah derse giderken ya da yurttan çıkarken o manzarayı görmek buradaki kışın en tanıdık sahnelerinden biri. Yaz geldiğinde aynı dağ farklı bir referans noktası oluyor, ama iklim açısından asıl önemi, kışın belirginleşen o keskin kuzey-güney farkını gözle görülür kılması.
İlk gelen öğrenciyi genelde yaz sıcağı şaşırtıyor, çünkü "Akdeniz'e yakın" fikri insanı deniz kenarı gibi ferah bir hava beklentisine sokuyor, oysa merkezde yaz kavurucu geçebiliyor. Bu yüzden yazlık hafif kıyafetlerin yanında kışlık kalın bir mont da dolapta mutlaka yer buluyor; ilkbahar ve sonbahar geçişleri ise gündüz-gece farkının hissedildiği, katlı giyinmeyi gerektiren aralar. Dışarıda vakit geçirmek için en keyifli dönem ilkbahar; hava ne dondurucu ne bunaltıcı, kampüs çevresinde ya da merkezde yürümek bu aylarda daha rahat oluyor.
Yükleniyor...
