Üsküp İlinin İklimi
Buraya ilk gelenleri genelde yaz değil kış şaşırtıyor. "Balkan" deyince akla ılıman bir hava geliyor ama Üsküp bir vadinin içinde kurulu olduğu için hem sıcaklar hem soğuklar belirgin şekilde uç noktalara gidiyor. Yaz aylarında öğleden sonraları dışarıda uzun süre kalmak yoruyor; ders programı yoğunsa kampüse gidiş saatini erkene almak ya da akşama bırakmak günü çok daha rahat geçirtiyor. Kış ise İstanbul'dan gelenlerin bile hazırlıksız yakalandığı bir dönem — kar yağışı sık, sabahın erken saatlerinde donmuş kaldırımlarda yürümek gerçek bir alışkanlık hâline geliyor. İlk kışını burada geçirenlerin çoğu, valizine kalın mont, bot ve eldiven gibi şeyleri yeterince koymadığını fark ediyor; sömestr tatilinde eve gidip dönerken bavulun bir kısmını kışlık kıyafete ayırmak akıllıca oluyor.
Kış aylarında hava kirliliğinden şikâyet edenler de oluyor — trafik ve ısınmadan kaynaklandığı söyleniyor, ama bunun ne kadar sürekli ya da yoğun olduğu kişiden kişiye, hatta yıldan yıla değişebiliyor; bazı kış günlerinde havanın ağırlaştığını hissetmek mümkün, bazı dönemlerde bu hiç gündeme gelmiyor. Yağmurlu günler ise ilkbahar ve sonbaharda sıklaşıyor; bu dönemlerde şemsiyeyi çantada taşımak alışkanlık oluyor, özellikle derse yetişmeye çalışırken aniden bastıran yağmur can sıkıcı olabiliyor.
Buna karşılık ilkbaharın ortası ile erken yaz, en sevilen dönemlerden. Hava ne çok sıcak ne çok soğuk oluyor, akşamları dışarıda oturmak, ders çıkışı biraz yürüyerek eve gitmek keyifli hâle geliyor. Kampüse ulaşım açısından kışın kar ve buzlu yollar bazı günler işleri yavaşlatabiliyor, yürüyerek gidenler için özellikle sabah erken saatlerde dikkatli olmak gerekiyor. Genel olarak dört mevsimi net biçimde yaşayan bir şehirden bahsediyoruz; buraya gelen biri yazın hafif kıyafetlere, kışın ise gerçek anlamda kışlık ekipmana ihtiyaç duyacağını baştan bilirse şaşırma payı azalıyor.
Yükleniyor...
