Siirt İlinde Kültür ve Sanat
Siirt'te kültürel hayatın merkezi büyük konser salonları ya da sinema kompleksleri değil, şehrin kendi tarihinden gelen birkaç güçlü nokta. Bunların başında Tillo geliyor. Merkeze yakın bu ilçe, İsmail Fakirullah ve İbrahim Hakkı'nın adıyla anılan ışık hadisesiyle biliniyor — her yıl 21 Mart ve 23 Eylül'de, gün doğarken ışığın belirli bir düzenekten geçip türbeye düşmesi izlenebiliyor. Bir üniversite yılı içinde en az bir kez ekinoks sabahı Tillo'ya gidip bu olayı görmeye çalışmak, buraya gelenlerin çoğunun yaptığı bir şey; sabah namazından sonra ilçe meydanında toplanan kalabalığa katılmak, şehirdeki sıradan bir hafta içinde rastlanmayacak türden bir deneyim oluyor. Bunun dışındaki günlerde de Tillo'ya gitmek, dar sokaklarında yürümek, kendi başına bir gezinti sayılıyor.
Tillo aynı zamanda mimarisiyle de dikkat çekiyor. Siirt'in cas denen alçı harcıyla yapılmış, beyaz sıvalı, kesik piramit formundaki evleri özellikle burada ve şehrin eski dokusunda görülüyor. Bu yapı tarzı Anadolu'nun başka yerinde pek karşılaşılan bir şey değil, dolayısıyla ilk gelenler için sokakta yürürken fark edilen, "buraya özgü" hissi veren bir detay. Ama bu dokunun giderek azaldığı da söyleniyor; eski evlerin bir kısmı bakımsız kalmış ya da yıkılmış durumda, yani bu mimariyi görmek isteyen için biraz zamana karşı bir yarış gibi.
El sanatları tarafında Siirt battaniyesi şehrin en bilinen üretimi. Tiftik keçisi yününden el tezgâhında dokunan bu battaniye tescilli bir ürün ve şehre gelen birinin karşılaştığı, ailesine ya da arkadaşına götürebileceği bir hediye fikri olarak biliniyor. Ama bu zanaatın da eskisi kadar canlı olmadığı, tezgâh sayısının zamanla azaldığı söyleniyor; yani bu daha çok "hâlâ var ama küçülen" bir gelenek, kalabalık bir çarşı sahnesi beklemeden yaklaşılmalı.
Şehrin dil-kültür tarafında bir de az bilinen bir katman var: Siirt merkezde ve Tillo çevresinde yüzyıllardır konuşulan bir Arapça diyalekti bulunuyor. Bu günlük hayatta herkesin karşılaştığı bir şey değil ama şehrin katmanlı geçmişini gösteren bir detay olarak bilinmekte fayda var — Siirt'in tek bir kültürel çizgiden ibaret olmadığını hatırlatan bir olgu.
Üniversite tarafında büyük ölçekli, düzenli tekrarlayan bir sanat-kültür takvimi öne çıkmıyor; öğrenci topluluğu etkinlikleri ve zaman zaman düzenlenen programlar dışında büyükşehirlerdeki gibi sürekli bir konser-tiyatro-sinema trafiği beklenmemeli. Bu yüzden büyük şehirden gelen biri, hafta sonu gidilecek sinema salonu ya da tiyatro sahnesi çeşitliliği konusunda burada bir eksiklik hissedebilir. Siirt'in kültürel zenginliği daha çok tarihî ve dinî mekânlarda, kendine özgü zanaatlarda ve yerel hafızada saklı; bu, şehri gezmeyi, Tillo gibi yerlere gitmeyi seven biri için tatmin edici olabilirken, düzenli sahne sanatları arayan biri için sınırlı kalabilir. Fıstık festivali gibi yılın belirli dönemlerine denk gelen etkinlikler de şehrin sosyal hayatına ayrı bir renk katıyor, ama bunlar yıl boyu süren bir kültürel yoğunluktan çok, belirli haftalara sıkışan hareketlilikler.
Yükleniyor...
