Saraybosna İli Ulaşımı
Saraybosna'da gündelik ulaşımın omurgası tramvay. Bu sıradan bir toplu taşıma aracı değil, şehrin kendi tarihiyle iç içe geçmiş bir hat: ilk atlı tramvay 1885'te, Avusturya-Macaristan döneminde işletmeye girmiş, kısa süre sonra elektrikli hale gelmiş. Yani her sabah bindiğin tramvay, şehrin bugünkü dokusunu şekillendiren o dönemden kalma bir alışkanlığın devamı. Hat kabaca doğu-batı yönünde uzanıyor, merkezi banliyölere bağlıyor; güzergah üzerinde yaşayan ya da ders yeri bu hatta düşen biri için gün içindeki hareket oldukça öngörülebilir hale geliyor. Troleybüs ve otobüs ağı da aynı işletme tarafından yürütülüyor, tramvayın ulaşmadığı noktaları tamamlıyor.
Bu tramvay bağımlılığı UNSA'da okuyanlar için özellikle belirleyici. Üniversitenin fakülteleri tek bir kapalı kampüste toplanmış değil, şehrin farklı semtlerine dağılmış durumda — bu da bir günün içinde birden fazla binaya gitmen, dersler arası şehir içinde hareket etmen gerekebileceği anlamına geliyor. Böyle bir düzende yaşadığın yerin ya da sık gittiğin fakültenin tramvay hattına yakın olup olmaması, günlük rutinin ne kadar rahat geçeceğini doğrudan etkiliyor. Hattan uzak bir yerde kalan biri için gün aktarmalarla ve yürüyüş süreleriyle biraz daha uzuyor; hat üzerinde olan için işler daha basit.
Merkez ve çevresi yürümeye elverişli, küçük ve toplu bir alan; Başçarşı'dan çıkıp merkezi caddelerde yürüyerek ders çıkışı vakit geçirmek, oturup bir şeyler içmek günlük rutine kolayca giriyor. Buna karşılık gece ulaşımı sınırlı — hafta sonu geç saatte dışarıda kalındığında tramvay ve otobüs seferlerinin seyrekleştiğini, bu yüzden dönüş saatini önceden hesaba katmanın gerektiğini zamanla öğreniyorsun.
Şehrin çevresindeki dağlara ulaşım da günlük hayatın bir parçası olabiliyor. Eski Şehir'deki Bistrik semtinden kalkan teleferik, Trebević'e bağlanan doğrudan bir hat sunuyor; yani merkezde bir yerden binip kısa sürede şehrin üzerindeki dağa çıkmak mümkün. Bu, arabası olmayan biri için de erişilebilir bir seçenek — özel bir plan ya da araç gerektirmeden şehirden çıkabilmek anlamına geliyor.
Şehir dışına açılan yol da fena değil. Havalimanı şehir merkezine yakın sayılabilecek bir mesafede, bu yüzden dönem başı-sonu gidiş gelişleri ya da tatil planları için havalimanına ulaşım büyük bir dert olmuyor. İstanbul'a doğrudan uçuşlar var, farklı Türkiye şehirlerinden de bağlantı bulmak mümkün; otobüsle gitmek isteyenler için İstanbul'dan doğrudan sefer yapan hatlar da mevcut. Bu, özellikle tatillerde memlekete gidip gelmeyi planlayanlar için rahatlatıcı bir detay.
IUS'ta okuyanlar için tablo biraz farklı şekilleniyor. Kampüs Ilidža'da, şehrin biraz dışında ve havalimanına yakın bir noktada; kampüs içinde yurt, kütüphane, spor alanları bir arada olduğu için günün büyük kısmı zaten kampüs sınırları içinde geçiyor, merkezle bağlantı ise yine tramvay ve otobüs hattı üzerinden kuruluyor. Yani UNSA öğrencisi şehrin içinde dağılmış bir düzende hareket ederken, IUS öğrencisi daha çok kampüs merkezli yaşayıp merkeze inmek istediğinde ulaşımı ayrıca planlıyor.
Yükleniyor...
