Gümüşhane İlinde Yaşantı, Gelenek ve Görenekler
Gümüşhane Üniversitesi'nde geçen bir gün çoğu zaman benzer bir çerçeveye oturuyor: sabah kalkış, kampüse gidiş, ders arası kısa molalar, öğleden sonra kütüphanede ya da arkadaşlarla sohbet. Kampüsün büyük şehirlerin dağınık yerleşkelerine benzemeyen, daha toplu bir yapısı olduğu için gün içinde aynı yüzlerle sık sık karşılaşmak kaçınılmaz oluyor — bu da tanıdıklık hissini hızlandırıyor. İlk haftalarda kalabalık ve yabancı gelen kampüs, bir dönem sonra "şu koridorda buluşuruz" diyebileceğin, rotasını ezberlediğin bir yere dönüşüyor.
Farklı fakültelerden öğrencilerin bir arada olması kampüs hayatına kendine has bir renk katıyor. İletişim Fakültesi kuruluşundan beri var olan köklü birimlerden biri; yanında mühendislik, turizm, sağlık bilimleri, ilahiyat ve edebiyat gibi birbirinden farklı alanlardan öğrenciler aynı kampüste ders görüyor. Koridorda ya da kantinde mühendislik öğrencisiyle turizm öğrencisinin aynı masada oturduğunu görmek şaşırtıcı değil — büyük şehirlerdeki gibi bölümler arası keskin bir kopukluk hissi pek yok.
Arkadaş edinmek konusunda ortak gözlem, sürecin göründüğünden hızlı işlediği yönünde. Sınıf sayısının ve genel öğrenci kitlesinin sınırlı olması insanları birbirine yakınlaştırıyor; bir dönem sonra tanımadığın yüz sayısı hızla azalıyor. Bu, yeni gelen biri için hem rahatlatıcı hem bazen sınırlayıcı olabiliyor — sosyal çevre çabuk kuruluyor ama büyük şehirdeki gibi "istediğin an kaybolup yeni bir çevre bulma" lüksü aynı ölçüde yok. Kampüs içindeki ortak alanlar, ders arası oturulan yerler, kulüp faaliyetleri tanışmanın en doğal yolları oluyor; kimin hangi memleketten geldiği ilk haftalarda sorulan ilk sorulardan biri, çünkü şehir dışından gelenlerin oranı epey yüksek.
Günün ritmi çoğunlukla ders saatleri etrafında şekilleniyor; ders bitince kampüste kalıp arkadaşlarla vakit geçirmek ya da merkeze inmek arasında bir tercih yapılıyor. Hafta içi akşamlar genelde sakin geçiyor, ertesi güne hazırlanmak ya da ödev yetiştirmek öne çıkıyor; hareketlilik daha çok hafta sonuna ve programın boşluk verdiği öğleden sonralarına sıkışıyor. Kampüs hayatının kendine özgü bir sakinliği var — ne sürekli bir koşuşturma ne tamamen durağan bir tempo; ortasında bir yerde, kendi rutinini kurabileceğin bir düzen.
Yükleniyor...
