Gümüşhane İlinin İklimi
Gümüşhane'ye gelenlerin çoğu kafasında "Karadeniz'e gidiyorum" diye bir hava kurar — sürekli çisenti, nem, bulut. Şehre adım attıktan sonra bu beklenti hemen kırılıyor. Gümüşhane denizden uzak, yüksek bir vadide kurulu; iklimi kıyı Karadeniz'ininkiyle neredeyse hiç benzemiyor. Kuzeydeki yüksek dağlar nemli havayı büyük ölçüde keserken, güneydeki dağ sırası da Doğu Anadolu'nun sert soğuğunu tam olarak içeri sokmuyor. Sonuçta ne yağmurlu-ıslak bir Karadeniz havası çıkıyor ortaya, ne de dondurucu bir Doğu Anadolu ayazı — ikisinin ortasında, kurumsu ve dağlık kendine has bir hava hâkim.
Kışın en sert dönemi ocak ve bunu gerçekten hissediyorsun; sabah kampüse çıkarken kalın mont, bere, eldiven neredeyse zorunlu hale geliyor. Ama şaşırtan şey soğuğun sürekli kapalı-gri olmaması: kış günlerinin büyük bölümü aslında açık ve güneşli geçiyor, gökyüzü net, hava soğuk ama parlak. Bu yüzden soğuğa rağmen dışarı çıkmak, derse yürüyerek gitmek çoğu gün mümkün oluyor, tek fark üzerine bir kat daha giymek.
Kış ve bahar en yağışlı dönemler; kışın bu yağış kar olarak düşüyor, baharda yerini yağmura bırakıyor. Yani ilk yılını burada geçiren öğrenciyi asıl şaşırtan mevsim genelde bahar oluyor — kış biter bitmez havanın ısınıp güneşli günlere geçeceğini düşünenler, mart-nisanda hâlâ süren yağmurlu, değişken, biraz çamurlu bir geçiş dönemiyle karşılaşıyor. Bu dönemde ayakkabı seçimi önem kazanıyor; spor ayakkabıyla gezmek yağmur sonrası zorlaşabiliyor.
Yaz ise buradaki karasal karakterin en net hissedildiği mevsim. Gündüz güneş altında sıcaklık hissediliyor, ama akşam olur olmaz hava hızla serinliyor — yaz gecesi bile yanına ince bir mont almadan çıkanlar genelde pişman oluyor. Bavulda hem tişört hem akşamlar için bir şeyler bir arada bulunuyor bu yüzden. Dışarıda vakit geçirmek için en keyifli dönem de yaz sayılıyor; gündüz açık, akşam serin ve yürünebilir bir hava, kampüs çevresinde ya da merkezde vakit geçirmeyi rahatlatıyor.
Kışın soğuğuna hazırlıklı gelmek önemli — kalın mont, su geçirmez ayakkabı, eldiven ve bere olmadan geçirilen ilk kış zorlayıcı oluyor. Ama alışıldıktan sonra, özellikle güneşli-soğuk günlerin verdiği o net, temiz hava hissi, sonradan sevilen bir şeye dönüşüyor.
Yükleniyor...
