Bişkek İlinde Yaşantı, Gelenek ve Görenekler
Sabah yurttan çıkıp derse yürürken ilk fark ettiğin şey, şehrin nasıl bir ızgara üzerine kurulu olduğu. Sokaklar birbirine dik kesişiyor, çoğunun iki yanında ağaçlar ve o ağaçları besleyen dar sulama kanalları var. Kışın bomboş akan bu kanaletler, ilkbaharda dağlardan gelen suyla dolup gürüldemeye başlıyor; o dönem sokakta yürümek başka bir hisse dönüşüyor. Şehrin bu düz, gölgeli, tekrar eden sokak dokusu yönü bulmayı kolaylaştırıyor — bir iki hafta içinde hangi caddenin nereye çıktığını ezberliyorsun, kaybolma kaygısı hızla azalıyor.
Günlük hayatın ritmi, sokakta duyduğun dille de şekilleniyor. Bişkek'in gündelik konuşma dili büyük ölçüde Rusça; markette, taksi şoförüyle, kapıdaki güvenlikle ilk temas genelde Rusça oluyor. İlk haftalarda bu durum seni biraz şaşırtabilir, çünkü Kırgızca-Türkçe akrabalığına güvenerek gelmiş olabilirsin ama gündelik hayatta karşılaştığın dil beklediğinden farklı çıkıyor. Zamanla birkaç temel Rusça kalıp öğrenilip pazarlıkta, otobüste, günlük işlerde kullanılmaya başlanınca bu engel yumuşuyor; yine de ilk dönem biraz jest ve tahminle iş görülüyor.
Şehrin nabzı bazar ve marşrutka ikilisinde atıyor denebilir. Günlük ihtiyaç için markete gitmek yerine mahalle pazarına uğramak sık tekrarlanan bir alışkanlık hâline geliyor; sebze-meyve, ekmek, günlük yiyecek buralardan tedarik ediliyor. Bir yere gitmek gerektiğinde de akla önce marşrutka geliyor — küçük dolmuş minibüsleri şehrin hemen her noktasına gidiyor, durakta beklerken hangi numaranın nereye gittiğini bilmek biraz zaman alsa da yerleşince günlük hareket bu minibüslere bağlı hâle geliyor. Yoğun saatlerde bu araçların kalabalıklaştığını, sıkışık olabildiğini de eklemek lazım; sabah dersine yetişmeye çalışan biri için bu bazen sabır gerektiren bir bekleme anlamına geliyor.
Hafta içi tempo, ders ve günlük işler arasında geçen sakin bir akışa benziyor; şehir insanı koşuşturmaya zorlamıyor, ama her şeyin merkeze yakın olduğu bir yer de değil, bu yüzden gün içinde bir yerden bir yere gitmek planlamayı gerektiriyor. Hafta sonu geldiğinde ise aklına ilk gelen şeylerden biri şehirden biraz uzaklaşmak oluyor. Şehir sınırına yakın bir vadiye kısa bir yolculukla ulaşılabiliyor olması, hafta içi biriken yorgunluğu atmak için sık kullanılan bir çıkış kapısı; bir öğleden sonrayı orada geçirip akşam şehre dönmek dönem boyunca tekrarlanan bir alışkanlığa dönüşebiliyor. Bu kaçış imkânının yakınlığı, şehirdeki günlük yaşamı biraz daha nefes alınabilir kılan bir detay olarak öne çıkıyor.
Yükleniyor...
