Yozgat İlinin Demografik Yapısı
Yozgat'a dışarıdan gelince ilk fark ettiğin şey, şehrin insanını uzun süredir tuttuğundan çok gönderdiği bir yer olması oluyor. Türkiye'nin en çok göç veren illerinden biri burası; yıllardır Ankara'ya, İstanbul'a, Kayseri'ye doğru sürekli bir nüfus akışı var. Bunun günlük hayata yansıması şu: şehirde kalan nüfus büyük ölçüde yaşlı ve yerleşik bir kesimden oluşuyor, genç nüfusun önemli kısmı zaten çıkıp gitmiş. Şehre canlılık getiren en büyük dış etken üniversite — kampüsün dolu olduğu günlerde merkezde gördüğün genç nüfusun büyük kısmı öğrenci, yaz tatiline girildiğinde ise şehir gözle görülür şekilde sakinleşiyor.
Bu geçmiş, şehrin dokusuna da sinmiş durumda. Yerleşik halkın oranı yüksek, gelen-geçen az. Böyle bir yerde ilk haftalarda "herkes birbirini tanıyor" hissine kapılman olağan — çarşıda, esnafta, mahallede bir tanışıklık ağı var ve sen başta bu ağın dışındasın. Bazı öğrenciler bunu sıcak bir kabul olarak anlatıyor, bazıları ilk aylarda kendini biraz yabancı hissettiğini söylüyor; ikisi de aynı anda doğru olabilir, kişiye ve mahalleye göre değişiyor. Büyükşehirden gelen biri için buradaki sosyal çevre daha yavaş açılıyor demek, kesin bir yargıdan daha dürüst olur — ama bir kere tanışıklık kurulduktan sonra ilişkiler yüzeysel kalmıyor, kalıcı oluyor.
Şehrin genel karakteri muhafazakâr ve geleneksel bir çizgide; bu, giyimde, sokak davranışında, akşam saatlerindeki hareketlilikte kendini gösteriyor. Kozmopolit bir sosyal hayata alışmış biri için bu fark ilk aylarda net hissediliyor. Yine de üniversite öğrencisi kimliği şehirde tanınan ve kabul gören bir kimlik; esnaf, ev sahibi, merkezdeki insanlar öğrenciye yabancı değil, çünkü öğrenci zaten şehir ekonomisinin bir parçası. Market, kırtasiye, kuaför, lokanta gibi yerlerde öğrenci olduğunu söylemek genelde bir yakınlaşma sebebi oluyor, yabancılaşma değil.
Farklı şehirlerden gelenler arasında en sık paylaşılan gözlem, buraya alışmanın zamanla geldiği yönünde. İlk ay şehir küçük ve sakin görünüyor, ama ders döneminde kampüs çevresi ve merkezdeki belirli noktalar kendine has bir ritim kazanıyor. Yerel halkın öğrenciye bakışı konusunda tek bir cümle kurmak doğru olmaz; kimi öğrenci şehir halkının sıcak ve misafirperver olduğunu düşünüyor, kimi ise büyümeyen bir şehirde öğrencinin geçici bir nüfus olarak görüldüğünü söylüyor. İki algı da gerçek deneyimlerden geliyor, ikisini de bilmek karar verirken faydalı.
Yükleniyor...
