Girne İlinde Üniversite Okunur mu?
Girne'de üniversite okumak, bir kampüsün etrafında dönen bir hayat değil; Karaoğlanoğlu'ndaki GAÜ, Karakum'daki Girne Üniversitesi, Çatalköy'deki UFÜ, Ozanköy'deki Kıbrıs Aydın Üniversitesi ve şehir merkezindeki ARUCAD gibi farklı semtlere yerleşmiş üniversitelerin oluşturduğu dağınık bir doku içinde yaşamayı kabul etmek demek. Bu, hangi üniversiteyi seçtiğine bağlı olarak Girne deneyiminin de değişeceği anlamına geliyor — kampüsün merkeze yakınlığı, dolmuş hattının üzerinde olup olmaması, gündelik hayatın nereye kurulacağını belirliyor. Bu yüzden bu şehri seçerken aslında tek bir "Girne öğrenciliği" değil, okuduğun üniversitenin bulunduğu semtin öğrenciliğini seçiyorsun; bunu kabul edebilen, araştırmayı seven adaylar için bu dağınıklık bir dezavantaj değil, şehri farklı açılardan tanıma şansı.
Girne'nin en büyük avantajı, küçük ölçekli ve tanıdık bir şehirde okurken aynı zamanda ada genelinde ismi bilinen, kendine göre profillenmiş kurumlardan birinde okuyabilme imkânı. Sanat ve tasarım odaklı bir eğitim isteyen biri için ARUCAD gibi tematik bir seçenek, ya da denizcilik alanına ilgi duyan biri için Girne Üniversitesi'nin bu yöndeki geçmişi, büyük şehirlerde bulmanın her zaman kolay olmadığı türden niş bir netlik sunuyor. Ama şunu da söylemek gerekiyor: burada bölüm çeşitliliği ya da akademik altyapı derinliği açısından büyük şehirlerin çok programlı devlet üniversiteleriyle kıyaslama yapmak yanıltıcı olur; Girne'nin sunduğu şey ölçek küçüklüğünün getirdiği yakınlık ve odaklanmış programlar, devasa bir akademik ekosistem değil.
Şehrin turizm ekonomisine bu kadar bağlı olması, staj ve part-time deneyim açısından turizm, otelcilik, işletme gibi alanlarda okuyanlara pratik bir avantaj sağlıyor; sektörün içinde büyüyen bir şehirde bu alanlarda gerçek dünya deneyimi bulmak nispeten kolay. Ama teknik, mühendislik ya da araştırma yoğun alanlarda kariyer beklentisiyle gelen biri için Girne'nin bu yönde büyük şehirler kadar geniş bir sektörel çevre sunmadığını bilerek gelmek gerekiyor.
Girne'yi seçmek, dört yılını sakin bir ritimde, denizle dağın arasına sıkışmış küçük bir şehirde geçirmeyi kabul etmek anlamına geliyor. Büyük şehrin kalabalığından, çeşitliliğinden, "her şey her an mümkün" hissinden beslenen biri için burası zamanla dar gelebilir; ama sakin bir tempoda, doğaya yakın, insan ilişkilerinin daha görünür olduğu bir ortamda okumak isteyenler için bu ölçek asıl çekim noktası. Kendi ülkesinden ayrı bir coğrafyada, farklı bir gündelik ritme uyum sağlamayı zorlayıcı değil öğretici bulan, kampüsünün bulunduğu semti gerçek anlamda "kendi mahallesi" yapmaya açık olan adaylar için Girne dört yıllık sağlam bir tercih. Şehrin büyümesini ve büyük şehirle aynı hızda gelişmesini bekleyenler, ya da tercihini tek bir "şehir" kararı üzerinden verip üniversitenin konumunu ayrıca araştırmayanlar burada beklediğini bulamayabilir.
Yükleniyor...
