Denizli İli Ulaşımı
Kampüse gitmek, buraya gelen her öğrencinin ilk haftalarda çözmesi gereken küçük bir bulmaca. Kınıklı Kampüsü şehrin güneyinde, dolmuş ve otobüs hatlarının son durağı konumunda; üzerinde "Pamukkale Üniversitesi" yazan dolmuşlar merkezden doğrudan kampüse gidiyor, aynı güzergahı Bayramyeri ve Özel İdare önünden kalkan numaralı belediye otobüsleri de işletiyor. İlk günlerde hangi dolmuşun nereden kalktığını ayırt etmek biraz deneme gerektiriyor, ama birkaç hafta içinde bu rutin otomatikleşiyor ve sabah dersine yetişmek bir refleks haline geliyor.
Şehir merkezinin kendisi yürünebilir ölçekte; günlük işler, kırtasiye, market, buluşma noktaları büyük ölçüde merkezde toplanmış durumda, dolayısıyla merkezde vakit geçiren biri çoğu ihtiyacını yürüyerek halledebiliyor. Ama kampüs merkeze biraz mesafeli olduğundan gündelik hayat aslında iki ayrı odak arasında kuruluyor — biri sosyal hayatın geçtiği merkez, biri derslerin geçtiği kampüs — ve gün içinde bu ikisi arasında dolmuşla gidip gelmek kaçınılmaz.
Gece ulaşımı konusunda öğrenciler arasında sık duyulan bir yorum, taksi ücretlerinin diğer şehirlere kıyasla yüksek bulunduğu yönünde; toplu taşımanın kapandığı saatlerde eve dönmek bu yüzden biraz plan gerektirebiliyor. Benzer şekilde son dönemde özellikle sabah ve akşam saatlerinde trafiğin arttığına dair gözlemler de öğrenciler arasında dile getiriliyor.
Şehir dışına çıkmak söz konusu olduğunda Denizli aslında bir kavşak noktasında duruyor. Denizli Garı kent merkezinde yer alıyor ve buradan trenle Aydın, İzmir, Isparta, Afyon, Kütahya, Eskişehir gibi şehirlere ulaşmak mümkün; Pamukkale Ekspresi ve İzmir-Aydın hattındaki günlük bölgesel seferler, hafta sonu memlekete gidip gelenlerin ya da kısa bir kaçamak planlayanların sık kullandığı seçenekler arasında. Karayoluyla da şehir İzmir'e ve Antalya'ya kabaca benzer mesafede kalıyor, bu yüzden otobüs seferleri sık ve öğrencilerin alışkın olduğu bir güzergah.
Uçakla gelmeyi düşünenlerin bilmesi gereken tek şey, Çardak Havalimanı'nın şehir merkezine oldukça uzak, yaklaşık bir saatlik bir mesafede olması. İnişten sonra şehre ulaşım kendi başına bir süreç oluyor; servis araçları havalimanından merkeze ve Pamukkale yönüne yolcu taşısa da, özellikle dönem başı ve dönem sonu gidiş-gelişlerde bu mesafeyi hesaba katmak gerekiyor.
Pamukkale-Hierapolis konusunda ilk gelenler benzer bir şaşkınlık yaşıyor: traverten alanı şehir merkezine yaklaşık 18 kilometre uzaklıkta, yani günlük hayatın doğal bir parçası değil. Oraya gitmek sabah kalkıp aniden karar verilen bir şey olmaktan çok, ayrı bir gün planlayıp otogardan minibüsle çıkılan bir rota.
Şehrin sunduğu farklı bir ulaşım deneyimi ise dikey yönde işliyor: teleferik hattı, Ege Bölgesi'nin en uzunu olma özelliğiyle, şehri dakikalar içinde 1400 metre rakımlı Bağbaşı Yaylası'na bağlıyor. Yaz sıcağından bunalan biri için bu, uzun bir seyahat planlamadan şehrin dışına çıkıp serin bir havaya kavuşmanın en pratik yollarından biri.
Yükleniyor...
