Çerkez Dili ve Edebiyatı Lisans Programı Hakkında Çerkez Dili ve Edebiyatı - Genel Bilgi
Çerkes Dili ve Edebiyatı Lisans Programı, kökeni Kuzeybatı Kafkasya olan Çerkes halkının dilini, zengin sözlü ve yazılı edebiyatını, folklorunu ve kültürünü filolojik metotlarla inceleyen özel bir akademik disiplindir. Bu program, Türkiye'de "Çerkes" teriminin kapsadığı, başta Adigece (Batı ve Doğu/Kabardey lehçeleriyle) olmak üzere, bu dil ailesine mensup dilleri ve bu dillerde yaratılmış kültürel mirası merkeze alır. Programın temel amacı, dilbilimsel ve edebi analiz araçlarını kullanarak bu kadim kültürü anlamak, korumak ve bu alanda bilimsel çalışmalar yapacak yetkin filologlar yetiştirmektir. Bu, bir dil öğretiminin ötesinde, bir kimliğin ve belleğin akademik düzeyde yeniden inşası çabasıdır.
Programın akademik çerçevesi, daha geniş bir alan olan Kafkasoloji (Caucasian Studies) içerisinde yer alır. Dilbilimsel olarak dünyanın en karmaşık ve ilgi çekici dillerinden biri olarak kabul edilen Çerkesce (Adigece), özellikle zengin ünsüz sistemi ve ergatif-absolutif cümle yapısıyla araştırmacıların dikkatini çekmektedir. Program, bu bilimsel ilgiyi, Nart Destanları gibi dünya çapında öneme sahip bir sözlü gelenek ve modern dönemde filizlenen yazılı edebiyatın incelenmesiyle birleştirir. Böylece, öğrencilere hem dilin teknik yapısını hem de o dilin estetik ve felsefi derinliğini kavrama imkânı sunar.
Bu bölümün özel misyonu, büyük ölçüde Türkiye'de yaşayan Çerkes diasporasının kültürel devamlılığını sağlamak ve kimlik bağlarını güçlendirmektir. Program, anadilini bilimsel düzeyde öğrenmek, öğretmek ve bu dilde yeni eserler üretebilmek isteyen yeni bir nesil aydın ve uzman yetiştirmeyi hedefler. Bu misyon, bölümü sadece bir akademik birim olmaktan çıkarıp, aynı zamanda bir toplumsal sorumluluk ve kültürel canlandırma projesinin merkezi haline getirir. Mezunların, diaspora kurumları ile akademik dünya arasında bir köprü vazifesi görmesi beklenir.
Türkiye'deki varlığı, programın en belirgin özelliğidir ve doğrudan 19. yüzyılda yaşanan büyük Kafkas sürgünü ve soykırımı ile ilişkilidir. Anadolu'ya yerleşen milyonlarca Çerkes'in torunlarının, anavatanları ile kopan bağlarını dil ve kültür üzerinden yeniden kurma talebine devletin akademik bir yanıtıdır. Düzce Üniversitesi ve Erciyes Üniversitesi gibi, Çerkes nüfusunun yoğun olduğu bölgelerdeki üniversitelerde bu bölümlerin açılması, bu toplumsal ihtiyacın bir göstergesidir. Bu programlar, Türkiye'nin zengin kültürel çeşitliliğinin bir parçası olarak devlet tarafından desteklenmektedir.
Çerkes Dili ve Edebiyatı programını, diğer filoloji programlarından ayıran en temel unsur, onun bir "diaspora filolojisi" olmasıdır. Program, sadece metinleri ve dili incelemekle kalmaz, aynı zamanda kimlik, hafıza, sürgün ve kültürel adaptasyon gibi sosyolojik ve antropolojik temaları da dolaylı olarak işler. Odak noktası, anavatanından uzakta bir dilin ve edebiyatın nasıl yaşadığını, dönüştüğünü ve hangi zorluklarla karşılaştığını anlamaktır. Bu durum,

