Sosyal Hizmet Lisans Programı Sosyal Hizmet - Kim için uygun değil?
Sosyal Hizmet Lisans Programı, yüce bir amaca hizmet etse de her kişilik yapısı ve beklenti için doğru bir kariyer seçimi değildir. Öncelikle, insanlara yardım etmeyi, onları "kurtarma" veya onlar adına tüm sorunları çözme misyonu olarak gören bireyler için bu alan hayal kırıklığı yaratabilir. Sosyal hizmet, bir "kurtarıcı" fantezisi üzerine değil, bireylerin kendi kaderlerini tayin etme hakkına saygı duyarak onları güçlendirme ilkesi üzerine kuruludur. Müracaatçıların hayatına müdahale edip onları yönetmek isteyen, kendi doğrularını dayatma eğiliminde olan ve insanların kendi kararlarını almasına sabır gösteremeyen kişilikler, mesleğin temel etik ilkeleriyle çatışma yaşayacaktır.
Duygusal olarak hassas, kırılgan ve başkalarının acılarından aşırı derecede etkilenerek kendi yaşam dengesini kolayca yitiren bireyler için bu meslek son derece yıpratıcı olabilir. Sosyal hizmet uzmanları, her gün travma, istismar, yoksulluk ve umutsuzluk hikayeleriyle yüzleşirler. Bu "ikincil travmatik strese" karşı güçlü psikolojik savunma mekanizmaları ve öz bakım rutinleri geliştirememiş, iş ile özel hayat arasına net bir sınır çizmekte zorlanan kişiler, kısa sürede tükenmişlik sendromu (burnout) yaşama riski altındadır. Mesleği eve taşımak ve sürekli olarak vakaların yükünü hissetmek, bu alanda uzun vadede çalışmayı imkansız hale getirir.
Yargılayıcı bir tutuma sahip, farklı yaşam tarzlarına, inançlara veya değerlere karşı toleransı düşük olan bireyler için sosyal hizmet uygun bir meslek değildir. Bu meslek, koşulsuz kabul ve saygı ilkesini temel alır. Uyuşturucu bağımlısı bir bireyden, suç işlemiş bir mahkuma, farklı cinsel yönelimlere sahip kişilerden, tamamen farklı kültürel normlara sahip mültecilere kadar toplumun her kesiminden insanla çalışmayı gerektirir. Kendi ahlaki veya kişisel doğrularını evrensel bir standart olarak gören ve insanları bu standartlara göre yargılayan bir kişi, müracaatçı ile güvene dayalı profesyonel bir ilişki kuramaz.
Somut, hızlı ve ölçülebilir sonuçlar görmekten motive olan, belirsizliğe tahammülü düşük bireyler de bu alanda zorlanabilir. İnsan davranışındaki ve toplumsal sistemlerdeki değişim, genellikle yavaş, sancılı ve doğrusal olmayan bir süreçtir. Bir sosyal hizmet uzmanı, aylar hatta yıllarca bir aileyle çalışıp çok küçük bir ilerleme kaydedebilir veya bazen hiçbir ilerleme göremeyebilir. Başarının somut ve anlık olmadığı, sürecin kendisinin önemli olduğu bu alanda çalışmak, büyük bir sabır ve sürece odaklanma becerisi gerektirir. Hızlı başarı ve anında tatmin arayanlar için bu durum moral bozucu olabilir.
Son olarak, yüksek gelir, sosyal statü ve konforlu bir çalışma ortamı öncelikli kariyer hedefi olanlar için sosyal hizmet programı gerçekçi bir seçenek olmayacaktır. Sosyal hizmet uzmanları, genellikle kaynakların kısıtlı olduğu, bürokrasinin yoğun olduğu ve fiziksel çalışma koşullarının zorlayıcı olabildiği ortamlarda çalışırlar. Maaşlar, özel sektördeki birçok profesyonel alana kıyasla daha mütevazıdır. Bu mesleği seçmenin temel motivasyonu, maddi kazançtan ziyade manevi tatmin, toplumsal fayda sağlama ve bir fark yaratma arzusu olmalıdır. Bu önceliklere sahip olmayanlar, mesleğin getirdiği zorluklar karşısında hayal kırıklığına uğrayabilirler.

